back to top
11 Mart, 2026, Çarşamba

“Bazı Gazeteciler Öldürülebilir”

Yayınlar“Bazı Gazeteciler Öldürülebilir”

“Bazı Gazeteciler Öldürülebilir”

George Orwell’in meşhur Hayvan Çiftliği romanında çok bilinen bir cümle vardır: “Tüm hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha da eşittir.” İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırım, katliamlar ve uluslararası hukuku çiğnemesi karşısında Batı’nın suskunluğu ve gösterdiği çifte standart, bugün George Orwell’in anlattığına benzer küresel bir apartheid sistemi içerisinde yaşadığımızı bize çok net bir şekilde gösteriyor.

İsrail, bugüne kadar Gazze’de 270 gazeteciyi bilerek, isteyerek ve hedef alarak öldürmüş. Sadece gazetecileri değil; onları tehdit etmek ve susturmak için gazetecilerin ailelerini de hedef almış. İsrail kasıtlı bir şekilde hedef alıyor ve öldürüyor. Hasmını tehdit etmek ve susturmak için ailesine zarar vermek, ancak mafya örgütlerinde gördüğümüz bir yöntemdir. Siyonist çete, adeta bir mafya örgütü gibi hareket ederek, susturamadığı gazetecilerin ailelerini tehdit edip susturmaya çalışıyor.

Rakamlara baktığımızda, İsrail’in bugün Gazze’de 270 gazeteciyi öldürdüğünü ve Gazze soykırımının, en fazla gazetecinin hayatını kaybettiği savaş olarak öne çıktığını görüyoruz. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında toplam 67 gazeteci hayatını kaybetmiş. Bütün dünyanın yıkıldığı, yaklaşık 100 milyon insanın öldüğü bu iki savaşta yalnızca 67 gazeteci yaşamını yitirmiş. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın gördüğü en şiddetli konvansiyonel savaş olan Ukrayna-Rusya Savaşı’nda ise sadece 17 gazeteci ölmüş.

Bütün bunları Gazze’de ölen gazetecilerle karşılaştırdığımızda, İsrail’in Gazze’de nasıl sistemli bir katliam yürüttüğü çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bütün bunlar yaşanırken, yukarıda da bahsettiğim gibi, Batılıların “bazı gazeteciler öldürülebilir” tarzı haberleriyle bu gazeteci katliamını meşrulaştırmaları insanın midesini kaldırıyor. Utanmaz bir ikiyüzlülükle karşı karşıya olduğumuzu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Almanya’nın meşhur Bild gazetesi, El Cezire muhabiri Enes şehit edildikten sonra yaptığı haberde “gazetecilik kimliği altında faaliyet gösteren Kassam mensubu öldürüldü” diyerek bir gazetecinin öldürülmesini meşrulaştırdı. Yine Alman Dışişleri Bakanı’nın geçmişte “Savaşta bazen siviller de öldürülebilir” şeklindeki açıklaması, gerçekten mide bulandırıcı; sinirleri zıplatan bir çifte standartlar rejimi ve zulüm düzeni içinde yaşadığımızı bize tekrar tekrar, kafamıza vura vura gösteriyor, öğretiyor, hatırlatıyor.

Bu insan hakları, basın ve ifade özgürlüğü şampiyonluğu ve savunuculuğunu kimseye bırakmayan bu sözde insan müsveddelerinin, Türkiye’de PKK ve FETÖ propagandası yapan gazeteciler yarım saatliğine gözaltına alındığında nasıl ortalığı ayağa kaldırdıklarını, nasıl propagandalar yürüttüklerini hepimiz hatırlıyoruz.

Dolayısıyla, lanet olsun sizin çifte standardınıza, lanet olsun sizin insanlığınıza, lanet olsun sizin değerlerinize demekten başka yapacak bir şey yok.

Prof. Dr. Enes Bayraklı, Türkiye Araştırmaları Vakfı başkan yardımcısıdır.
Bu yazı, ilk olarak 13.08.2025 tarihinde Diriliş Postası’nda yayımlanmıştır.
Enes Bayraklı
Enes Bayraklı
Prof. Dr. Enes Bayraklı, Türk-Alman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm başkanıdır. Lisans eğitimini Viyana Üniversitesi’nde tamamladı. Yine aynı üniversiteden 2006’da yüksek lisans ve 2012’de doktora derecelerini aldı. Çalışma alanları arasında İslamofobi, Türkiye-AB ilişkileri, Almanya dış politikası, Avrupa’da aşırı sağ hareketler, terör örgütleri ve dış politika analizi bulunmaktadır. 2015 yılından beri yıllık olarak yayımlanan Avrupa İslamofobi Raporu’nun editörlüğünü yapmaktadır. Bayraklı Türkiye Araştırmaları Vakfı Başkan Yardımcısıdır.
spot_img

Öne Çıkanlar

ilgili makaleler

spot_img