back to top
17 Nisan, 2026, Cuma

Moldova’daki Rusya: Transdinyester

FokusMoldova’daki Rusya: Transdinyester

Moldova’daki Rusya: Transdinyester

Post-Sovyet coğrafya, Soğuk Savaş’ın bitimiyle birlikte stratejik bir mücadele alanı haline gelmiştir. Post-Sovyet ülkeleri, politik yönelimlerini seçerken Avrupa ile Rusya arasında bir tercih yapmaya mecbur kalmıştır. Her ne kadar “tarafsız” statüde olacaklarını beyan eden ülkeler olmuş olsa da ideolojik ve stratejik nedenlerden dolayı Avrupa’ya veya Rusya’ya yakınlaşan ülkeler olmuştur. Bunun yanında bir ülkenin sınırları içerisinde bulunan farklı grupların da sert şekilde ayrıştığını görmemiz mümkündür. Bunun en bariz örneklerinden birisi Moldova hükümeti ile Transdinyester yönetimi arasındaki derin anlaşmazlıktır. Bu yazıda uluslararası sistemden izole edilmiş olan Transdinyester bölgesinin Rus yayılmacılığı için nasıl bir potansiyel taşıdığını ele alacağım.

Kontrolsüz Bölge

Transdinyester, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’ların başında tek taraflı olarak bağımsızlık ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir bölgedir. Bağımsızlık ilanının ardından Moldova ile Trandinyester arasında silahlı çatışmalar çıkmıştır. Çatışmalar, Moldova ile Rusya arasında gerçekleştirilen ateşkes anlaşması ile sonlanmıştır. Hukuki açıdan Moldova Cumhuriyeti’nin bir parçası sayılmaktadır. Bölgenin kendine ait bir polis teşkilatı, kamu bürokrasisi ve mali sistemi bulunmaktadır. Transdinyester yönetimi, kendi para birimini basmakta ve bunu iç piyasada kullanmaktadır. Ancak bu para birimi, ulusal ya da uluslararası finansal sistemlerde tanınmadığı için sadece yerel ölçekte işlev görmektedir. Coğrafi olarak Moldova’nın Ukrayna’ya olan Doğu sınırının büyük kısmını kapsayan Transdinyester, kelime manası olarak “Dinyester Nehri’nin Ötesi” anlamına gelmektedir. Zaman zaman Ukrayna’da bulunan ve “uzaktaki nehir” anlamına gelen Dinyeper Nehri ile karıştırılmaktadır.

Harita 1: Moldova ve Trandinyester Bölgesi Haritası

Kaynak: Anadolu Ajansı.

Moldova, kendi sınırları içerisinde gördüğü Transdinyester bölgesi için kontrol noktaları bulundurmazken; Transdinyester makamları, bölgeye girişte zorunlu kontrol bulundurmaktadır. Bu durum ciddi bir egemenlik sorunu oluşturmaktadır. Çünkü bir kişi Moldova’nın herhangi bir şehrinden Transdinyester bölgesine giderse, bu durumdan Kişinev makamları habersiz kalmaktadır. Nitekim Moldova’nın başka bölgelerinde suç işleyen bir kişi, eğer Transdinyester’e giriş yaparsa, Moldova yargısının hükümlerinden sıyrılmış olmaktadır. Moldova hükümeti, suçlu veya kaçak herhangi birisi için Transdinyester’e polis gücü gönderememektedir. Örneğin, Mart 2025’te Aleksandr Nesterovski adında Moldovalı bir milletvekili, Rusya’yla bağlantılı şekilde yolsuzluk gerçekleştirmekle suçlanmış ve Moldova’daki Rus büyükelçiliğine sığınmıştır. Nesterovki’nin en son burada görüldüğüne dair görüntüler, Moldova istihbaratı tarafından yayımlanmıştır. Ardından elçilikten diplomatik dokunulmazlığa sahip bir araç ayrılmış ve bu araç Transdinyester’e girerek takip edilemez hâle gelmiştir. Nesterovki’ye Rus Büyükelçiliği’nde Rus vatandaşlığı verilmiş ve bu yöntem sayesinde Rusya’ya kaçırılmıştır. Moldova bu olay sonrasında Rus Büyükelçiliğindeki 3 diplomatı istenmeyen kişi ilan etmiştir.

Son Sovyet Diyarı

Transdinyester, Rusya ile tarihsel bağlara, ortak demografik unsurlara ve ideolojik yakınlığa dayanan ilişkileriyle öne çıkan bir bölgedir. Nüfusun yaklaşık üçte birini etnik Rusların oluşturduğu tahmin edilmektedir. Nüfusun da ağırlıklı olarak Ortodoks Hristiyan olması, Moskova’nın bölge üzerindeki sosyo-kültürel etkisini pekiştirmektedir. Bu demografik ve kültürel yapı, Transdinyester’in dış politikasında Rusya’ya yakın bir duruş sergilemesini hem tarihsel geçmişle hem de toplumsal aidiyetlerle açıklanabilir kılmaktadır.

Bölge, zaman zaman “son Sovyet toprağı” olarak anılmaktadır. Bu söylem yalnızca bir mecazdan ibaret değildir. Başkent Tiraspol başta olmak üzere birçok yerleşim yerinde Sovyet dönemine ait semboller hâlâ kamusal alanda yer bulmakta, Lenin heykelleri meydanları süslemekte ve sosyalist içerikli yayınlar hoparlörler ya da dijital ekranlar aracılığıyla halka ulaştırılmaktadır. Transdinyester’de yaşayan pek çok kişi çifte vatandaşlığa sahiptir. Bu bireylerin önemli bir kısmı Rusya pasaportu taşımaktadır. Bölgede Rus cephaneliği ve yaklaşık 1500 Rus askeri personeli bulunmaktadır. Ayrıca Trandinyester’de sadece Rusya’nın diplomatik misyonu bulunmaktadır.

Coğrafi konumu itibarıyla Transdinyester, Ukrayna’nın güneybatısında yer alan Odessa kentine birkaç saatlik mesafede bulunmakta, bu da bölgeyi Ukrayna açısından potansiyel bir güvenlik riski hâline getirmektedir. 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Transdinyester yönetimi, beklendiği üzere Moskova’ya yakın bir tutum benimsemiştir. Savaşın ilk döneminde, Ukrayna’dan kaçan sivillerin tahliyesi Moldova üzerinden sağlanırken, Transdinyester’in Ukrayna sınırı boyunca uzanması nedeniyle bu güzergâhlar Moldova’nın kuzeyine yönlendirilmiştir. Günümüzde Transdinyester ile Ukrayna arasındaki sınır geçişleri tamamen kapatılmış, bu hatlar boyunca fiziksel engeller ve güvenlik duvarları inşa edilmiştir.

Harita 2: Bölge Haritası

Kaynak: BBC.

Jeopolitik Sarkaç: Transdinyester ve Gagauzya

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Rusya, eski Sovyet coğrafyasını dış politikasının merkezinde tutmaya devam etmiştir. Bu bölgeyi yalnızca tarihsel bir etki alanı değil, aynı zamanda ulusal güvenliğin doğrudan parçası olarak değerlendirmiştir. Moskova’nın bu yaklaşımı, bölgedeki gelişmeleri klasik diplomatik dengelerin ötesinde, stratejik bir hinterland mantığıyla okuduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Ukrayna’nın Batı ile yakınlaşma çabaları ve NATO üyeliği yönündeki tartışmalar, Rusya açısından bu güvenlik perspektifinin kırılma noktasını oluşturmuştur. 2014’te Kırım’ın ilhakı ile başlayan süreç, 2022 yılında kapsamlı bir savaşa dönüşmüştür.

Bu gelişmeler, yalnızca Ukrayna özelinde değil, tüm post-Sovyet ülkeler açısından jeopolitik aidiyet ve yönelim sorununu yeniden gündeme taşımıştır. Moldova da bu karmaşık denklemde anayasal tarafsızlık statüsüne rağmen Avrupa Birliği ile bütünleşme doğrultusunda önemli adımlar atmıştır. 2022 yılında, Ukrayna ile eş zamanlı olarak Avrupa Birliği adaylık başvurusunda bulunması, bu sürecin en bariz örneklerinden biridir. Ancak bu yönelim, ülke içindeki tüm toplumsal kesimlerden aynı düzeyde destek görmemiştir. Özellikle Moldova’nın güneyinde yer alan özerk Gagauzya bölgesi, bu konuda dikkat çeken bir örnek teşkil etmektedir. AB üyeliği sürecine dair yapılan referandumda Gagauzya halkının yaklaşık %90’ı “hayır” oyu kullanmıştır. Bu sonuç, bölgenin tarihsel ve kültürel olarak Rusya ile kurduğu bağların etkisini yansıtmıştır. Dolayısıyla Moldova’daki Rusya yanlısı eğilimler yalnızca Transdinyester ile sınırlı değildir. Gagauzya da Moskova açısından önemli bir toplumsal ve siyasal nüfuz alanını oluşturmaktadır.

Harita 3:Moldova ve Gagauzya (Gökoğuz Yeri) Haritası

Kaynak: Anadolu Ajansı.

Transdinyester ve Gagauzya, bu çerçevede Moldova’nın iç politikasında sadece bölgesel farklılıklar değil, aynı zamanda dış müdahale potansiyelinin somut zeminleri olarak da değerlendirilmektedir. Transdinyester’de konuşlu Rus askeri varlığı, gerektiğinde doğrudan askeri baskı unsuru olarak devreye sokulabilecek bir “sert güç” aracı işlevi görürken; Gagauzya’daki toplumsal destek, Rusya’nın “yumuşak güç” stratejileri açısından elverişli bir zemin sunmaktadır. Böylece Moldova, yalnızca Doğu-Batı eksenindeki jeopolitik bir tercih meselesiyle değil, aynı zamanda kendi içindeki kırılganlıklar ve dışsal müdahale olasılıklarıyla şekillenen çok katmanlı bir güvenlik ve kimlik sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Nitekim Ukrayna’nın başına gelen senaryo, Moldova için de gerçekleşmesi muhtemeldir. Ukrayna’daki Rus varlığını öne sürerek işgal girişimine başlayan Rusya, Moldova’da da benzer bir Rus yayılmacılığı stratejisiyle hareket edebilme ihtimalini taşımaktadır. Rusya’nın Ukrayna ile giriştiği savaşta Odessa’yı da hedef aldığı göz önünde bulundurulduğunda, jeopolitik olarak bu ihtimal daha artmaktadır.

Harita 4: Rusya-Ukrayna Savaş Haritası ve Transdinyester Bölgesi

Kaynak: BBC.

Gürkan Demir, Türkiye Araştırmaları Vakfı araştırmacısıdır.
Gürkan Demir
Gürkan Demir
Gürkan Demir, İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde yazdığı “Türkiye’nin Terörle Mücadelede Önleyici Müdahale Stratejisi” başlıklı tez ile yüksek lisansını tamamladı. Ardından Kamu Diplomasisi alanında bir yüksek lisans derecesi daha aldı. Çalışma alanları arasında terör, uluslararası güvenlik, Balkanlar, kamu diplomasisi ve siyasal iletişim gibi konular bulunmaktadır. Demir’in editörlüğünü üstlendiği 21. Yüzyıl Türk Dış Politikasına Bölgesel Bakışlar ve Yeniden Jeopolitik: Bölgesel İstikrar Arayışları adlı iki kitap çalışması ve kendi kaleme aldığı Türkiye’nin Terörle Mücadele Strateji adlı bir kitap çalışması bulunmaktadır. Milat Gazetesinde köşe yazarlığı yapan Demir, Türkiye Araştırmaları Vakfı’nda araştırmacı olarak çalışmaktadır.
spot_img

Öne Çıkanlar

ilgili makaleler

spot_img