İsrail’de eğitim sistemi, İsrail Eğitim Bakanlığı tarafından yönetilmekte ve devlet bütçesiyle finanse edilmektedir (ücretsizdir). Eğitim politikalarının temelini 1949 yılında kabul edilen, 1969 ve 2009 yıllarında güncelleştirilen Zorunlu Eğitim Yasası oluşturmaktadır. Bu yasal çerçeveye göre 3 ila 17 yaşları arasındaki tüm çocukların -okul öncesinden lise düzeyine kadar- eğitime katılmaları zorunludur. Eğitim sürecinin işleyişi 1953 tarihli Devlet Eğitim Yasası’nda ayrıntılı bir biçimde tanımlanmıştır. Buna göre; İsrail’deki okul haftası 6 gün sürmektedir. Cuma günleri Şabat hazırlıkları nedeniyle yarım gündür. Yıl boyunca Pesah (Hamursuz), Sukkot (Çardaklar), Hanuka gibi dinî bayramlar ve diğer resmî günler sırasında okullar tatil edilmektedir. Eğitim-öğretim yılı 1 Eylül’de başlamakta ve 30 Haziran’da sona ermektedir. Bu eğitim takvimi hem devlet hem devlet-dinî okulları için geçerlidir.
a. Okul Öncesi Eğitim (Anaokulu)
3 ila 6 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olup çocukların temel bilişsel, sosyal ve yaratıcılık becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu eğitim sürecinde yıl boyunca düzenlenen çeşitli etkinlik ve kutlamalarla çocuklarda Yahudi kimliği ve geleneklerine dair farkındalığın erken yaşta gelişimi hedeflenmektedir. Okul öncesi kurumlar yalnızca devlet tarafından değil, yerel yönetimler (belediyeler), kadın örgütleri ya da özel şirketler tarafından da işletilebilmektedir. Ayrıca özel ihtiyaca sahip çocuklar, yeni göçmen ailelerin çocukları gibi belirli durumlarda özel destek programları da mevcuttur. Okul öncesi eğitime kayıt yaptırmak isteyen ailelerden talep edilen temel belgeler: Ebeveynlerin İsrail kimlik kartı (Te’udat Zehut) ile çocuğa ait doğum belgesidir (Te’udat Oleh).
b. İlköğretim
6 ila 12 yaş aralığındaki çocukların eğitimini kapsamakta olup 1. sınıftan 6. sınıfa kadar olmak üzere toplam 6 yıl sürmektedir. İlkokul müfredatında yer alan temel zorunlu dersler şunlardır:
-Tanah (Yahudi kutsal metinleri)
-İbranice
-Matematik
-Tarih (Yahudi ve Dünya tarihi)
-Coğrafya
-Fen Bilimleri
-İngilizce
-Beden Eğitimi
-Sanat ve Müzik
Bunların yanı sıra her okulun eğitim komitesi müfredata uygun olarak ek dersler/programlar belirleyebilmektedir. Ayrıca okul içi ve dışı etkinlikler, sosyal faaliyetler ve kültürel programlar eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmekte, aktif biçimde uygulanmaktadır. İlkokula kayıt için gerekli belgeler şunlardır: Ebeveynlerin İsrail kimlik kartı (Te’udat Zehut), çocuğun doğum belgesi (Te’udat Oleh), eğer çocuk İsrail dışında doğmuşsa göç öncesinde kayıtlı olduğu eğitim kurumlarından alınmış resmî belgeler. Yeni göçmen öğrenciler geldikleri ülkedeki sınıf düzeylerine karşılık gelen eş değer sınıfa yerleştirilirler. Bu öğrenciler çoğu durumda ilk yıl İbranice eğitimi (haftada en az 6 saat) ve Yahudilik çalışmaları gibi derslerle eğitime entegre edilirler. Ders saatlerinin yoğunluğu “göç tarihi, eğitim seviyesi, öğrencinin geldiği menşe ülke, okulda kayıtlı göçmen öğrenci sayısı” gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
c. Ortaöğretim
12 ila 18 yaş aralığındaki çocukların eğitimini kapsamakta olup iki aşamadan oluşmaktadır:
Ortaokul (7.–9. sınıflar) – 3 yıl
Lise (10.–12. sınıflar) – 3 yıl
Toplamda 6 yıllık bir eğitim sürecini kapsamaktadır. Ortaokul döneminde öğrenciler ağırlıklı olarak genel kültür ve temel akademik derslerle eğitilir. Bu dönemde zorunlu dersler şunlardır:
-Tanah (Yahudi kutsal metinleri)
-İbranice
-Matematik
-Tarih (Yahudi ve Dünya Tarihi)
-Yurttaşlık Bilgisi
-Coğrafya
-Fen Bilimleri
-İngilizce
-Beden Eğitimi
-Sanat ve Müzik
Lise döneminde öğrenciler gelecekteki akademik veya mesleki yönelimlerine göre branşlaşmış eğitim programlarına yönlendirilmektedir. Öğrenciler Genel Liseler, Fen Liseleri, Meslek Liseleri, Tarım ve Sanat Okulları, Askerî Okullar, Yeşiva (erkekler için dinî lise), Ulpana (kızlar için dinî lise) okul türlerinden birini seçebilmektedir. Lise eğitimi sonunda öğrenciler yükseköğretime geçişte temel koşul olan Bagrut Sınavı’na (Te’udat Bagrut) girmektedir. Sınavda başarılı olanların elde ettiği Bagrut sertifikası yalnızca üniversiteye giriş için değil, bazı işverenler tarafından işe alım şartı olarak da talep edilebilmektedir. İsrail’de lise mezuniyetinin ardından öğrenciler cinsiyete göre farklı sürelerde -erkekler 3 yıl; kadınlar 2 yıl- zorunlu askerlik hizmeti yapmakla yükümlüdür. Askerlik süreci İsrail’de ana eğitim sistemiyle bütünleşmiş bir yapı arz etmekte olup, genç bireylerin eğitim ve kimlik gelişiminin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Etnik ve Dinî Topluluklara Göre İsrail’de Eğitim
İsrail Yahudi, Arap, Dürzî, Sâmirî, Necef Arapları (Bedevîler), Çerkes, Falaşa/Beta Israel (Etiyopyalılar), Bahâî gibi farklı etnik-dinî topluluklardan oluşan kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bu toplumsal çeşitlilik eğitim sistemine doğrudan yansımaktadır; eğitim politikaları ve müfredat bu çokkültürlü yapıyı dikkate alacak şekilde belirlenmektedir. Bu topluluklardan Bahâîler İsrail’de resmi olarak tanınan dinî bir topluluk olmalarına rağmen herhangi bir özel ya da devlet okuluna sahip değildirler. İsrail’de yaklaşık 4 bin kişilik nüfusuyla ayrı bir etnik kimlik olarak tanınan Çerkeslerin de kendilerine ait bağımsız okul yapıları yoktur ancak yaşadıkları yerlerdeki devlet okulları aracılığıyla kültürel kimliklerini yaşatabilecekleri müfredat düzenlemeleri yapılmaktadır. Örneğin Çerkeslerin yoğun yaşadığı yerleşim birimlerinden olan Kfar Kama (Aşağı Celile bölgesi) ve Rehaniya (Yukarı Celile bölgesi) bölgelerindeki ilkokul ve ortaokul seviyesindeki devlet okullarında, eğitim dili olarak İbranice ve Arapçanın yanında, Çerkes dili olan Adigece de öğretilmektedir. Yine temel derslerle birlikte Çerkes kültürünün öğrenildiği Çerkes tarihi, geleneksel Çerkes müziği ve dansı, Çerkes kültüre ait toplumsal değerler gibi ek dersler de verilmektedir.
İsrail’in eğitimde sürdürdüğü okul kademeleri yukarıda aktarıldığı gibi okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim (ortaokul + lise) şeklinde olmakla birlikte, bünyesindeki etnik-dinî kimliklere göre şu şekilde ayrılmaktadır;
- Devlet Okulları (Mamlachti)
- Devlet-Dinî Okulları (Mamlachti Dati)
- Ultra-Ortodoks (Haredi) Okulları
- Arap Okulları
- Dürzî Okulları
- Karma Okullar
- Uluslararası Özel (Yabancı) Okullar
- Entegre Okul ve Merkezleri
- Diğer Okullar
-
Devlet Okulları (Mamlachti)
Yahudi nüfusun büyük çoğunluğu tarafından tercih edilen, laik müfredatla eğitim veren devlet okullarıdır. Bu okullar dinî eğitimin sınırlı tutulduğu ve daha çok seküler içeriğe odaklanan bir yapı sergilemektedir Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen zorunlu temel müfredat dersleri ve seçmeli dersler şu şekildedir:
- Zorunlu temel dersler: Tanah (Yahudi kutsal metinleri), İbranice, Edebiyat/Yahudi Felsefesi, Tarih, Vatandaşlık Bilgisi, Matematik, İngilizce
- Zorunlu genişletilmiş dersler: Mimarlık, Sanat, Biyoloji, Kimya, Tasarım, Elektronik ve Bilgisayar, Fransızca, Grafik, İbranice Edebiyatı, Tarih, Matematik, Müzik, Tora (Tevrat), Sosyal Bilimler
- Ek seçmeli dersler: Öğrenciler bireysel ilgi alanlarına ve akademik yeteneklerine uygun olarak ek seçmeli dersler seçme hakkına sahiptir.
-
Devlet-Dinî Okulları (Mamlachti Dati)
Laik müfredat ile geleneksel Yahudi din eğitimi (Talmud-Tora) içeriğini bir arada sunan kurumlardır. Müfredat yapısında Tanah (Yahudi kutsal metinleri), Talmud (Rabbânî yorum), İbranice, Yahudi Felsefesi, Matematik, İngilizce, Edebiyat, Tarih, Vatandaşlık Bilgisi gibi temel derslerin verilmesi zorunlu olmakla birlikte din dersleri öğretim saatlerinin yaklaşık %40’ını oluşturmaktadır. Günlük dualar okul gününün bir parçasıdır ve çoğu devlet-dinî okulun bünyesinde öğrencilerin ibadet ve dua yapabilmesi için bir sinagog yer almaktadır. Din eğitimi yalnızca teorik değil, pratik yaşam alışkanlıklarını da kapsayan bir yapıya sahiptir. Öğrencilerden okulun dinî ve sosyal normlarına uygun davranış ve kılık kıyafet kurallarına uymaları beklenmektedir. Genellikle erkek-kız sınıfları ayrı ayrıdır. Bu tür okullar daha çok modern Ortodoks Yahudi aileler tarafından tercih edilmektedir.
-
Ultra-Ortodoks (Haredi) Okulları
Talmud-Tora merkezli dinî bir müfredatla (Ma’ayan HaTorah, Yeşiva) eğitim veren okullardır. Bazı okullarda Fen, Matematik gibi dersler de vardır ancak ders saati oldukça sınırlıdır. Öğrenciler Talmud (Rabbânî yorum), Tora (Tevrat), Halaha (Yahudi dinî hukuku) ve diğer kutsal metinler üzerinden eğitim alır. Kız ve erkek öğrenciler büyük oranda ayrı sınıflarda veya farklı binalarda eğitim görmektedir. Eğitim İbrani takvimine göre düzenlenmektedir. Veriler, bu okullardan mezun öğrencilerin yükseköğretime geçiş oranlarının oldukça düşük seviyede olduğunu göstermektedir.
Bağımsız okullar kapsamında yer alan ve İsrail’in tam sorumluluğu altında olmayan (düşük düzeyde denetim) Haredi eğitim sistemi pek çok açıdan eleştirilmektedir. İsrail’de 1948 tarihli temel sistem dinî olmamasına rağmen Haredi okullarında dinîn merkeze alınması veya askerlikten muaf tutulmaları gibi birtakım hususlar tartışmaların odak noktasıdır. Mart 2024’te İsrail Yüksek Mahkemesi askerlik muafiyetinin anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmetmiştir. Haredi topluluğunun büyük bölümü Siyonizm’i ve askerliği dinî gerekçelerle reddetse de topluluk içinde Siyonist düşünceye yakın duran bazı gruplar (Dinî Siyonistler) askerlik hizmetini kabul etmektedir. Bu anlayışla 1999 yılında Nahal Haredi taburu kurulmuştur. 2024 yılında ise benzer zihniyetteki Yahudileri bünyesinde toplayan Haşmonay Tugayı (Hativat HaHashmonaim) kurulmuş, Gazze’de görev almıştır.
-
Arap Okulları
Etnik bakımdan Arap olan halka (Müslüman, Hristiyan, Ermeni vb.) İsrail’in ikinci resmi dili olan Arapça dilinde eğitim veren okullardır. İsrail Eğitim Bakanlığı aracılığıyla yönetilen merkezi bir sisteme sahiptirler. Dinî fark etmeksizin Arap kökenli öğrenciler aynı okula gidebilmekle birlikte, dinî inançlarına göre ayrı ayrı okullara da sahip olabilmektedir. Müfredat okul türüne göre değişmektedir. Örneğin Arap Müslüman okullarında müfredat, Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmektedir ancak dersler genel olarak İslam dinî, İslam tarihi ağırlıklıdır. İbranice ve Yahudilik de müfredata dahildir. Kendi tarihlerini ve kimliklerini yansıtan derslerin azlığı Arap nüfusun İsrail eğitim sistemine yönelik eleştirilerindendir. Hristiyan Arap öğrencilerin önemli bir yüzdesi Arapça eğitim veren kilise okulları veya özel okullara gitmektedir. Kudüs Ermeni Okulu en bilinenidir.
2024 verileri İsrail’deki Arap eğitim sistemindeki çocukların sayısını; okul öncesinde 117 bin 300, 1 ila 12. sınıflarda 450 bin, yükseköğretimde 58 bin olarak açıklamaktadır.[1] Arap eğitim sisteminde başarı düzeylerine bakıldığında dine göre farklılık gösterdiği söylenebilir. Hristiyan Araplar istatistiksel olarak Arap gruplar arasında en yüksek başarıya sahip olan topluluktur. Örneğin 2013 yılında Hristiyanların başarı oranı %72,3, Dürzîlerin %72,2, Müslümanların %58,4’tür. En düşük oran %55,5 ile çoğu Müslüman olan Negev Bedevilerine aittir. Üniversite giriş koşullarını karşılayan bagrut sertifikası almaya hak kazanan öğrencilerin başarı durum sıralaması da hemen hemen benzerdir. En düşük oran Negev Bedevilerine aittir; eksilerdedir. Arap toplumundaki eğitim seviyesi yıllara oranla kıyaslandığında, 1948’den günümüze önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Örneğin, yüksek öğrenimdeki Arap öğrenci sayısı 1990’larda 101 bin iken 2011 eğitim yılında 197 bine çıkmıştır. Bagrut sertifikası alma oranı da önemli ölçüde artmıştır; 1995’te %49 olan oran, 2016’da %63’e yükselmiştir.
Arap öğrencilerin durumu Yahudi öğrencilerle karşılaştırıldığında, Arap öğrencilerin bagrut başarı oranının Yahudi öğrencilere kıyasla %20–25 oranında geride olduğu fark edilmektedir. 2020’de Yahudi öğrencilerin %82’si bagrut sertifikası alırken Arap öğrencilerin sadece %69’u bagrut sertifikası almıştır. Yine Arap lise öğrencileri arasında okulu terk etme oranı, Yahudi liselerine göre daha yüksek bir orandadır. [2] Tüm bunlar çocuklarını İbrani eğitim sistemindeki okullara göndermeyi tercih eden Arap ebeveynlerin sayısında artışa neden olmaktadır.
- Dürzî Okulları
Arap etnik kökene ait olmakla birlikte kendine özgü toplumsal ve dinî yapısıyla farklılaşan Dürzî topluluğu, diğer Arap gruplardan bağımsız bir eğitim sistemine sahiptir. Bu sistem İsrail Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Dürzî Eğitim Dairesi tarafından yürütülmektedir. Dürzî okullarının eğitim dili Arapça ve İbranice’dir. Eğitim programları hem Dürzî kimliğini güçlendirmeyi hem de İsrail vatandaşlığı ile uyumlu bir aidiyet hissi oluşturmayı amaçlayan çok yönlü bir yapıya sahiptir. Eğitim Bakanlığı tarafından 2024 yılında yapılan reformla birlikte müfredatta Dürzî kimliğine özgü tarih ve kültürel değerlere daha fazla yer ayrılmıştır.
Dürzî öğrenciler lise sonrası askerlik hizmetine yüksek oranda katılım gösteren bir topluluk olarak öne çıkmaktadır. Bu durum toplumun devletle olan entegrasyonunun güçlü bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Üniversiteye giriş için gerekli olan bagrut sertifikası edinimi Dürzî öğrenciler arasında oldukça yaygındır. Hatta bagrut başarı oranı Yahudi ve Arap öğrencilere göre oldukça yüksektir. Örneğin 2020-21 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Dürzî öğrencilerinin %92,3’ü bagrut sertifikası almaya hak kazanmıştır. Düşük performans gösteren veya öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler için “Yeholot” gibi çeşitli destek programları mevcuttur.
-
Karma Okullar
İsrail’de toplumsal uyumu ve kültürel anlayışı desteklemek amacıyla geliştirilen iki dilli (Arapça ve İbranice) karma okullar, hem Arap-İsrailli hem de Yahudi çocuklara yönelik faaliyet göstermektedir. Bu okulların müfredatları kültürlerarası duyarlılık temelinde tasarlanmıştır. Bu yaklaşımla öğrencilerin eşitlikçi, barışa dayalı bir anlayışla yetişmelerinde model olması amaçlanmaktadır. Yad b’Yad (El Ele) Okulları, Neve Shalom – Wahat al-Salam İlkokulu bu model çerçevesinde faaliyet gösteren okullardandır.
-
Uluslararası Özel (Yabancı) Okullar
Çoğunlukla yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen eğitim kurumlarıdır. Özellikle diplomat ailelerinin, yabancı iş insanlarının ya da uluslararası kuruluş çalışanlarının çocukları için tercih edilen seçenektir. Farklı bir müfredata sahiptirler. Yabancı bir ülkenin müfredatı da işlenebilmektedir. Bu okullar İsrail Eğitim Bakanlığı’nın genel denetimine tabi olmakla birlikte daha esnek bir düzenleme ve denetime sahiptir. Kudüs Fransız Lisesi (Lycée Français de Jérusalem), Alman Okulu (Deutsche Schule Jerusalem) bu okul türlerinden bazılarıdır.
-
Entegre Okul ve Merkezleri
İsrail’e dış göçle gelen bireylerin eğitim sistemine ve topluma uyum süreçleri Eğitim Bakanlığı, Göç ve Entegrasyon Bakanlığı, Entegrasyon Komitesi iş birliğiyle koordine edilmektedir. Bu süreç hem dil edinimini hem de toplumsal adaptasyonu hedefleyen çok katmanlı bir yaklaşımla yürütülmektedir. Yeni göçmenler İsrail’e varışlarının ardından öncelikle entegrasyon merkezlerine yerleştirilmekte ve burada kendilerine İsrail toplumunun birincil dili olan İbranice, Ortodoks Yahudi geleneği, dinî pratikler ve toplumsal normlar öğretilmektedir. Göçmen çocukların gelişimleri için Yael, Peleh gibi çeşitli yardımcı programlar da vardır. Göçmen öğrenciler üniversite eğitimine başlamadan önce genellikle iki hazırlık programlarına yönlendirilir: Bagrut belgesine eşdeğer bir lise diplomasına sahip olmayanlar için bir yıl süren İbranice, Yahudi çalışmaları, İsrail tarihi gibi derslerin sunulduğu akademik hazırlık programı mechina; mechina’dan muaf öğrenciler için Taka.
Okulda/merkezde yeni göçmen sayısı ne kadar fazla ise Eğitim Bakanlığı gerekli gördüğü dersten o kadar fazla ders saati ayırmaktadır. Bazı öğrenciler eğitim masrafları için Eğitim Bakanlığı’ndan yardım fonu alabilmektedir. Fonların seviyesi eğitim aşamasına, öğrencilerin İsrail’de ikamet ettikleri süreye ve geldikleri ülkeye bağlıdır. Öte yandan Eğitim Bakanlığı, Göç ve Entegrasyon Bakanlığı, Ortak Dağıtım Komitesi, Toplum Merkezleri Derneği, diğer kurum ve kuruluşlar göçmen çocukların okul sistemine ve genel olarak topluma entegre olmalarına yardımcı olmak için özel projeler yürütmektedir. Bu tür entegre okul ve merkezlerden son dönemde en çok yararlanan göçmen topluluk Falaşa (Beta Israel) olarak bilinen Afrikalı grup üyeleridir.
-
Diğer Okullar
İsrail eğitim adına pek çok alternatif sunmaktadır. Bunlardan biri, çoğunluğu Eğitim Bakanlığı’na bağlı Kırsal Eğitim ve Gençlik Aliyahı İdaresi’nin himayesinde olan yatılı okullardır. Bu okulların temel amacı öğrencilerin öğrenme sürecini kolaylaştırmak, sosyal ve ulusal değerlerin edinimini sağlamaktır. Hem eğitim hem de terapötik olmak üzere çeşitli yatılı okul türleri vardır. Bunun yanında dinî eğitim merkezli yeşiva lise yatılı okulları ile kızlar için ulpanas yeşiva lise yatılı okulları da mevcuttur. Bu tür okullarda günlük program oldukça uzundur ve çok çeşitli konularda saatlerce Tora (Tevrat) çalışması içermektedir. Öğrencilerin inanç dünyası çeşitli etkinlikler aracılığıyla şekillendirilmektedir. Yine risk altında olduğu düşünülen gençler için Korunaklı Yatılı Okullar (maonot chusot) da bulunmaktadır.
Eğitimde bir diğer alternatif “gençlik köyleri”dir (Kfar No’ar). Tıpkı yatılı okullar gibi hem devlet hem devlet-dinî gençlik köyleri vardır. Yukarıda bahsi geçen entegre merkezlerine destek amaçlı köyler de bulunmaktadır. Çoğunluğu erkek-kız karma yapıda olan bu köylerde öğrenciler çeşitli sosyal-kültürel aktivitelerden faydalanmakta, akademik becerilerini geliştirmektedir. İsrail’de halihazırda 46 gençlik köyü mevcut olup bu köylerde altı yıllık (7. sınıftan 12. sınıfa kadar) veya dört yıllık (9. sınıftan 12. sınıfa kadar) programa sahip 58 ortaokul bulunmaktadır. [3] Gençlik köylerindeki “tarım çiftlikleri” ise İsrail’in ehemmiyet verdiği temel eğitim politikalarındandır. Bu çiftliklerde öğrencilere ileri tarım teknolojileri öğretilmektedir. İsrail’in Filistin’de açtığı ilk okul olan Mikve Israel (1870) de bir tarım okulu idi. Merkezden uzak olan tüm bu köy okullarını Kırsal Eğitim ve Gençlik Aliyahı İdaresi denetlemektedir. Kurum, Golan Tepeleri’nden Elyat’a kadar ülke genelindeki okullardan sorumludur.
Çeşitli yerel okullar, gençlik hareketleri veya özel kuruluşlar tarafından organize edilen yaz kampları da pek çok eğitimin bir arada verildiği önemli faaliyetlerdendir. Yeşiva liseleri dahil çeşitli kuruluşlar kamp aktivitelerini dinî öğretimle birleştirerek Tevrat kampları sunmaktadır. “Diğer Okullar” başlığı altında burada açıklanan tüm faaliyet ve etkinlikler kültürel uyum, dil ve adaptasyonu da içeren kapsamlı eğitim-öğretim aktiviteleridir.
Temel Eşitsizlikler Üzerine
1948 sonrası Arap toplumuna yönelik eğitim politikalarında İsrail, Arapları asimile etmek mi yoksa Arap eğitimine denetim ve kontrole tabi ayrı bir statü vermek mi konusunda ikilemde kalmış, sonunda İbrani eğitiminin yanında ayrı bir statü verilmesinde karar kılmıştır (kontrolcü yaklaşım). Arap okullarının eğitim dili Arapça olarak belirlenmiş ve böylece İsrail’in ikinci resmî dili statüsüne sahip olmuştur. Bununla birlikte, 1953’te çıkarılan Devlet Eğitim Yasası eğitim sistemini “Yahudi temelli temel değerler üzerine inşa edilir” şekilde hazırlamış ve temel eğitimin amacını İsrail Yahudi kültürünün değerlerine, İsrail halkına ve Yahudi Devleti’ne sadakat olarak belirterek Araplara atıf yapmamıştır. 2000 yılında yapılan bir değişiklikle “Arap nüfusunun ve diğer grupların dilini, kültürünü, tarihini ve mirasını tanıma” ifadesi yasal metne eklenmiştir.
Son on yılda İsrail hükümeti Arap vatandaşlara yönelik eğitim politikalarında birtakım iyileştirme girişimlerine yönelmiştir. Bu kapsamda çeşitli kalkınma programları hayata geçirilmiş, eğitim için bütçeler tahsis edilmiştir. Özellikle 2016 yılına kadar geçen süreçte eğitime yönelik toplam bütçe %86 oranında artırılmıştır. [4] Aralık 2015’te onaylanan ve 2016–2020 dönemini kapsayan “Arap Toplumu İçin Beş Yıllık Ekonomik Kalkınma Planı” ile 9,5 ila 15 milyar şekel (NIS) tutarındaki kaynakla Arap toplumunun eğitim, altyapı ve ekonomik kalkınmasının desteklenmesi hedeflenmiştir. Bu planın Arap eğitim sistemine ve öğrencilerin akademik performansına olumlu yansımaları olmuştur ancak tüm bu gelişmelere rağmen eğitim fırsatları açısından Arap ve Yahudi öğrenciler arasındaki yapısal farklılıklar sona ermemiştir.
İsrail’de 2024 yılı itibarıyla ilköğretimden yükseköğretime kadar öğrenci başına düşen yıllık ortalama eğitim harcaması 11.111 ABD dolarıdır. Arap eğitim sisteminin altyapı ve bütçesi ise İbrani eğitime nazaran oldukça düşüktür. Örneğin 2022 yılı itibarıyla bir lise öğrencisi için devlet okullarında yıllık harcama dinî eğitimde yaklaşık olarak 44 bin şekel, seküler eğitimde 37 bin şekel iken Arap okullarında 31 bin şekel seviyesindedir. Bu durum hem altyapı yatırımlarında hem de öğretim kalitesinde nicel ve nitel eşitsizliklere yol açmaktadır. İsrail Eğitim Bakanlığı ve Merkezi İstatistik Bürosu tarafından sağlanan veriler, devlet-dinî eğitim kurumlarının sistem genelinde öncelikli bir konumda olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenci başına düşen kamu harcaması, sınıf mevcudu, okul başına düşen öğretmen sayısı gibi değişkenler, devlet-dinî eğitim yapısının hem finansal hem pedagojik anlamda daha avantajlı konumlandığını göstermektedir.
Öğrenci sayılarındaki artış oranları ve ders saatlerine ilişkin dağılımda ciddi dengesizlikler ve eşitsizlikler göze çarpmaktadır. Örneğin 2011–2016 yılları arasında ilkokullardaki sınıf sayısının artışını belirlemek için yürütülen istatistiksel değerlendirmelere göre; devlet ve devlet-dinî okullarında sınıf sayısı görece sabit kalırken Haredi topluluğuna ait okullarda sınıf sayısında kayda değer bir artış yaşanmıştır. Buna karşılık Arap ve Dürzî topluluklarına ait okullarda sınıf sayılarında azalma eğilimi gözlemlenmiştir. [5] Aynı eğilim, 2000–2018 yılları arasındaki uzun dönem verilerinde de belirgindir; İsrail genelinde öğrenci sayısı bu dönemde %44 oranında artmasına rağmen bu artış etnik gruplar arasında homojen dağılmamış, Arap, Dürzî ve Bedevi topluluklardaki büyüme oranı görece daha düşük kalmıştır. Söz konusu bulgular devlet politikalarının demografik değişimlerle eş zamanlı hareket etmediğini ve kaynak tahsisinde belirli toplulukların önceliklendirildiğini ortaya koymaktadır. Nitekim demografik ve yapısal değişimler, devlet ve devlet-dinî okul sayısının artırılması ve eğitim bütçesinin önemli bir bölümünün bu okullara yönlendirilmesi ile paralel seyretmiştir.
Müfredatta ideolojik bir denetim göze çarpmaktadır. İsrail Eğitim Bakanlığı tarafından sunulan Arap müfredatında Filistinli Arap öğrencilerin yerli kimliğine, tarihsel geçmişine, kültürel mirasına dair bilgiler büyük ölçüde sınırlanmakta ya da sansüre uğramaktadır. Araştırmalar, ana müfredatın Filistinli öğrencilerin tarih ve halklarına ilişkin temel bilgileri yeterli düzeyde aktarmadığını göstermektedir. [6] Ayrıca ders kitaplarında haritaların büyük çoğunluğunda Filistin topraklarının görünür kılınmadığı, coğrafi gerçekliğin sistematik biçimde dışlandığı tespit edilmiştir. Örneğin bir araştırmaya göre İsrail’de kullanılan ders kitaplarının yaklaşık %76’sında Filistin toprakları işaretlenmemekte, sınır bilgisi sunulmamaktadır. Yine müfredat yapısı Arap öğrencilerin İbranice öğrenmeye ve Yahudi tarihini incelemeye önemli ölçüde zaman ayırmasını zorunlu kılarken İbrani (Yahudi) öğrencilerin Arap tarihi, dili ve kültürü hakkında derinlikli bilgi edinmesine olanak tanımamaktadır. [7] İbrani eğitim sisteminde Yahudi kimliğinin İsrail tarihi ve Siyonist ideolojinin merkezde konumlandırıldığı, buna karşılık Filistinli Arap kimliğinin sistematik olarak görmezden gelindiği ya da dışlandığı anlaşılmaktadır. Filistinli eğitimciler tarafından önerilen daha dengeli, çokkültürlü ve kimlik temsiline duyarlı müfredat tasarımları çoğu zaman “Siyonist ideolojiye karşı bir tehdit” algısıyla reddedilmekte ya da sınırlandırılmaktadır. [8]
İbrani eğitim sisteminde okutulan 124 ders kitabına ilişkin gerçekleştirilen bir analiz, Arap kimliğine ilişkin olumsuz ve dışlayıcı temsillere işaret etmekle birlikte, Araplara yönelik önyargılı, meşruiyet zedeleyici ve düşmanca imgelerin kurumsallaştığını ortaya koymaktadır. Zira ilkokul ve ortaokul coğrafya kitaplarında Araplar çoğunlukla “ilkel”, “Yahudilere kıyasla aşağı konumda”, “şiddet eğilimli”, “hain”, “saldırgan” ve “Yahudilere düşman” gibi ifadelerle tanımlanmıştır. İlkokul tarih kitaplarında Araplara neredeyse hiç atıf yapılmamış, tarihsel görünürlükleri sistematik biçimde yok sayılmıştır. Lise tarih kitaplarında Arap-Yahudi çatışmasına ilişkin anlatılar Arapları “uzlaşmaz” ve “sorun çıkaran taraf” olarak sunarken; İsrail’i meşruiyetini savunan bir dille betimlemiştir. Katliam, savaş suçu gibi çatışma tarihinin kritik konularına ise kitaplarda yer verilmemiştir.
Sonuç olarak, İsrail eğitim sisteminin etnik ve ulusal kimlik temelli ayrışmaların güçlü biçimde hissedildiği bir yapıya sahip olduğu anlaşılmakta ve İsrail’de çözülmemiş ilişkiye sahip iki ulus olduğu gerçeğini yansıtmaktadır. Bu bağlamda Arap vatandaşların eğitimi yalnızca pedagojik bir alan değil, aynı zamanda siyasal ve kültürel bir mücadele sahası olarak da öne çıkmaktadır. Günümüzde İsrail’de bağımsız bir Arap Eğitim Bakanlığı bulunmamaktadır. Bunun yerine İsrail vatandaşı Arap, Dürzî, Çerkes, Bedevi öğrencilerin eğitimiyle ilgilenen ve yerel Arap belediyelerinin eğitim birimleriyle koordineli çalışan İsrail Eğitim Bakanlığı’na bağlı Arap Eğitim Dairesi mevcuttur.
Değerlendirme
İsrail’de eğitim sistemi vatandaşların etnik kökeni, dinî ve mezhepsel aidiyetlerine göre farklılaşmış bir yapıya sahiptir. Bu doğrultuda eğitim kurumları; “laik ve dindar Yahudiler (İbrani eğitimi)” ile “Arap öğrenciler (Arap eğitimi)” için ayrı örgütlenmiş durumdadır. Yahudi öğrenciler kendi içinde devlet, devlet-dinî ve ultra-Ortodoks (Haredi) okullarına yönelirken; Arap öğrenciler hem etnik (Arap, Dürzî, Çerkes) hem de dinî (Müslüman, Hristiyan, Ermeni, Anglikan vb.) aidiyetlerine göre ayrılmış okul türlerine devam etmektedirler. Bu ayrışmış yapıya rağmen Yahudi ve Arap öğrencilerin birlikte eğitim aldığı karma okullar da mevcuttur. Arap etnik gruba ait olmakla birlikte müfredat açısından ayrışan Dürzî topluluğu ayrı bir eğitim sistemine sahiptir. Bu durum Dürzîleri Arap olmalarına rağmen Araplardan yapısal olarak ayrıştırmakta ve onları ayrı bir azınlık kategorisine yerleştirmektedir.
İsrail’deki eğitim sistemi hukuki olarak tüm vatandaşları kapsayıcı bir çerçevede tanımlansa da pratikte sistemin yönetimi ve uygulama süreçleri büyük ölçüde Yahudi çoğunluğun kontrolündedir. Eğitim sisteminin temel değerleri ve hedefleri Yahudi kimliği, Yahudi tarihi ve kültürü ekseninde şekillenmektedir. Bu durum eğitimde eşitsizliklere neden olmaktadır. Filistinli Araplar dâhil Yahudi olmayan tüm vatandaşları ikinci planda tanımlayan İsrail’in 2018 tarihli Ulus Devlet Yasası, eğitimdeki yapısal ayrışmayı ve kimlik temelli eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir.
***
Not. Veriler, İsrail Eğitim Bakanlığı, İsrail Göç ve Entegrasyon Bakanlığı, Arap Eğitimi Takip Komitesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ve çeşitli araştırma merkezlerinin (TAUB Merkezi, İsrail Merkezi İstatistik Bürosu vb.) raporları esas alınarak hazırlanmıştır.
Dr. Neslihan Kuran, araştırmacıdır.
[1] The Follow Up Committee on Arab Education – FUCAE, “Report on Infringements to the Rights to Education for the Palestinian Minority in Israel”, (Ekim, 2024).
[2] FUCAE, “Report on Infringements”.
[3] İsrail Eğitim Bakanlığı, Kırsal Eğitim.
[4] Nachum Blass, Yossi Shavit, “Israel’s Education System in Recent Years: An Overview”, TAUB Center (For Social Policy Studies in Israel, (Aralık, 2017), s. 1-17.
[5] Blass; Shavit, “Israel’s Education System”.
[6] Ismael Abu-Saad, “Present Absentees: the Arab School Currıculum ın Israel as a Tool for de-Educatıng Indıgenous Palestınıans”, Jurnal of Holy Land and Palestine Studies, (2008), s. 17-43.
[7] FUCAE, “Report on Infringements”.
[8] Abu-Saad, “Present Absentees”.


