back to top
2 Mayıs, 2026, Cumartesi

Milli Savunma Sanayisinde Füze Motorlarının Önemi

FokusMilli Savunma Sanayisinde Füze Motorlarının Önemi

Milli Savunma Sanayisinde Füze Motorlarının Önemi

Türkiye son dönemde çok sayıda güdümlü füze testi yaptı ve bazılarının seri üretimine geçti. SİHA’daki başarılardan sonra füze alanında da başarıya ulaşılması yerli savunma sanayisinde baharın habercisi olarak değerlendirilebilir. Gelişmeler ayrıca üretimi zor diğer silahların da eninde sonunda envantere gireceğinin işareti olarak görülebilir. 

Türkiye’nin 20 yıl önce başlayan ve son dönemde meyvesini veren savunma sanayi hamlesinde baş döndürücü bir ay daha geride kaldı. Özellikle füze geliştirmeye yönelik haberler tüm Türkiye için gurur vericiydi. Birkaç örnek vermek gerekirse, Mart ayında bir denizaltıdan fırlatılan kapsüllü ATMACA füzesi hedefi tam isabetle vurdu. Ocak ayında yine ATMACA’nın kara versiyonu test edilmiş ve hedefi 400 kilometreden vurmuştu. Testlerin yanı sıra iki de ihracat haberi vardı. İlk haberde Azerbaycan’a SOM ŞAHİN füzesi satıldığı yazıyordu. İkinci haber daha önemliydi çünkü Türkiye’nin ilk defa yurt dışına füze motoru sattığı belirtiliyordu. Bahsi geçen turbo jet motoru KTJ 3200 idi. Motor Brezilya merkezli SIATT firmasına satılmıştı ve MANSUP-ER füzelerine takılacağı yazıyordu. Füzelerinse BAE’ye satılacağı belirtiliyordu.

Yukarıda bahsi geçen gurur tablolarının öznesi Kale Jet Motorları firmasıydı. 2013’te füze motoru üretmek için yola çıkan şirket önce KTJ 1750, sonra KTJ 3200 ve en son da KTJ 3700 motorlarını geliştirerek seri üretime geçti. KTJ 1750 ÇAKIR füzesinde, KTJ 3200 SOM ve ATMACA füzelerinde ve KTJ 3700 KARA ATMACA füzelerinde kullanılıyor. Firma 12 yılda Türkiye’nin dışa bağımlılığını bitirmekle kalmadı aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığına da büyük katkı sundu ve sunmaya devam edecek gibi görünüyor. Ayrıca ihracat yaparak hem dost ülkelerin güvenliğine katkıda bulunacak hem de kendisi ve ülkesi namına katma değeri yüksek ürünler satarak iyi bir gelir elde edecek. Dahası, mezkûr üç motordan elde ettiği deneyimle daha büyük turbo jet motorlar (Arat gibi) ve ilk kez turbo fan motorlar üretecek. Nitekim firma yeni motorlar üzerinde çalıştığını basın toplantılarında dile getiriyor.

Domino Etkisi: Yerli Motorla Büyüyen Roketsan

Kale Jet Motorları ayrıca çarpan etkisi yaparak Roketsan’ı da büyük bir üretici ve ihracatçı konumuna getirmiş olacak. Nitekim SOM ve ATMACA gibi füzeler Roketsan ürünü olup Kale motorları sayesinde üretildiler ve yavaş yavaş ihracatına da başlandı. Roketsan daha önceleri Fransız motoru ile ihracat yapmak istemiş ve fakat Fransızların izin vermemesi nedeniyle ihracat gerçekleştirilememişti. KTJ kodlu motorlar sayesinde Roketsan’ın da kısa zamanda geometrik olarak büyüyüp dev bir firmaya dönüşmesi sürpriz olmayacaktır. An itibariyle bile dünyanın 71. en büyük savunma şirketi olması geleceğe dair umut ve önemli bir ipucu veriyor.

Görüleceği üzere bir firmanın başarısı domino etkisi yaparak başka firmaların da başarılı olmasına vesile olabiliyor. Hatta etki edilen firma etki edenden daha başarılı bir konuma gelebiliyor. Bu noktada başarının ne olduğu daha çok önem arz ediyor. Bilindiği üzere savunma sanayisinde üretimi en zor parça motordur. Çünkü motor üretmek ileri teknoloji, kıymetli materyal ve tecrübe istiyor. Dünyada gelişmiş silah üretebilen çok ülke mevcut fakat ürettiği silahın motorunu üretebilen ülke sayısı birkaç tanedir. Öyle ki Çin bile motor üretmekte zorlanmakta, Rusların motorları eski teknoloji, Avrupalılar ise (İngiltere ve belki Fransa müstesna) birlikte hareket ederek motor üretebilmektedirler.

Yerli Güçle Küresel Yarış: Türkiye’nin Serüveni

Türkiye ise ABD, İngiltere ve Fransa ile yarışa girerek yerlileşme serüvenine girmiştir. Mevcut durumda adı geçen ülkelerle SİHA ve füze motorlarında yarışabilir seviyeye gelmişken helikopter, eğitim uçağı ve tank motorlarında testlere başlamış ama jet motorunda henüz yolun başındadır. Ancak gelinen nokta testlerin başarılı olacağını ve jet motorunun da üretilebileceğini göstermektedir.

Füze motorlarına tekrar dönmek gerekirse; ilgili motorlar SİHA’larda yüzde 100 yerlileşen Türk savunma sanayisinin füzelerde de yüzde 100 yerlileştiğinin kanıtı olarak görülebilir. Şayet SİHA endüstrisi savunma sanayisinde ilk kategori ise ikinci kategori füzelerdir denilebilir. Üretim zorluğuna göre yapılan kategorizasyonda üçüncü kategori tanklar, son kategori ise jetler olarak değerlendirilebilir.

Bu bağlamda füze motorları birinci kategorinin olgunlaştığını, ikincisinin tamamlandığını ve üçüncüsünün de yakında biteceği anlamına gelmektedir. Zaman bağlamında ise 10 yıllık kuluçka (2005-2015) döneminden sonraki 10 yılda birinci kategorideki ürünlerin (SİHA’lar) üretilip envantere girdiği, ikincilerin (füzelerin) test edilip seri üretime geçildiği, üçüncü kategoridekilerin (tankların) 2030’a kadar, son kategorideki jetlerin ise 2030’lardan itibaren yerli motorla envantere gireceği söylenebilir.

Maddi bağlamda ise geçen yıl yapılan 7,2 milyar dolarlık ihracatın bu yıl 10 milyar dolara çıkacağı, sonraki yıllarda ise füze, tank, helikopter ve eğitim uçaklarının da devreye alınmasıyla 2030 yılına kadar 30 milyar dolarlık ihracat yapılabileceği öngörülebilir. Bu da ülke toplam ihracatının yüzde 10’una denk gelmekte olup oldukça iyi bir rakamdır. Ayrıca Türk üreticilerin gelişmiş silah gibi katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi ülkenin teknolojisine, istihdamına, kalifiye eleman bolluğuna ve ihracatına pozitif etkide bulunması demektir.

Sonuç olarak, son günlerde Kale Jet Motorları ile hedeflerini 150 kilometre ile 500 kilometre arasındaki menzillerde vuran füzeler gelmekte olan bir savunma sanayi baharının müjdecisi olarak görülebilir.

Doç. Dr. İbrahim Karataş, uluslararası ilişkiler uzmanıdır.
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
Doç. Dr. İbrahim Karataş, uluslararası ilişkiler uzmanıdır. Bağımsız araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
spot_img

Öne Çıkanlar

ilgili makaleler

spot_img