back to top
19 Nisan, 2026, Pazar

Gazze’de Ateşkes Müzakereleri

YayınlarAnalizGazze’de Ateşkes Müzakereleri

Gazze’de Ateşkes Müzakereleri

İsrail Saldırıları Bitirmeyi Kabul Edecek mi?

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yaklaşık 2 senedir devam eden ve soykırıma varan saldırılarının nihayete ermesi için yeni bir müzakere süreci yaşanıyor. İsrail, daha önceki ateşkes ve müzakere süreçlerinde Hamas’ın saldırıların “tamamen sona ermesi” yönündeki taleplerine karşın böyle bir niyeti olmadığını ortaya koymuştu. Şimdi bir ateşkese varılsa dahi İsrail’in buna uyup uymayacağı soru işareti. Bu kapsamda, ABD’nin İsrail’e Abraham Anlaşmalarının genişletilmesi ve Batı Şeria’nın ilhakının önünün açılması gibi farklı siyasi kazanımlar sunarak ikna etmeye çalıştığı iddialar arasında yer alıyor.

İsrail’in 13 Haziran’da İran’a yönelik başlattığı saldırıların 24 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu ateşkesle sona ermesinin ardından ülkedeki en önemli gündem maddeleri, Gazze Şeridi’nde ateşkes müzakereleri ve Abraham Anlaşmalarının genişletilmesi meseleleri oldu.

Isınan Ateşkes Gündemi

Arabulucu ülkeler Katar, Mısır ve ABD’nin 60 günlük bir ateşkes için gösterdiği çabaların ardından ABD Başkanı Donald Trump, 2 Temmuz’da İsrail’in 60 günlük ateşkes için gerekli koşulları kabul ettiğini ve eğer sağlanırsa ateşkes sürecinde savaşın sona erdirilmesi için müzakerelerin yürütüleceğini açıkladı.

Tel Aviv yönetiminden resmi bir açıklama gelmemesine mukabil İsrail’in kabul ettiği belirtilen ateşkes teklifi, arabulucular tarafından Hamas’a sunuldu. Hamas’tan 4 Temmuz’da yapılan açıklamada ise “teklife ilişkin olumlu yanıtın” arabuluculara iletildiği aktarıldı.

İsrail ise 5 Temmuz’da yanıtın kendilerine ulaştırıldığını belirterek “müzakerenin doğasına uygun olarak” Hamas’ın taleplerini teklife ilave etmesine karşı çıktı ve talepleri “kabul edilemez” şeklinde nitelendi. Buna karşın İsrail’in Katar’ın başkenti Doha’ya müzakereler için heyet gönderme kararı aldığı bildirildi ve heyet Doha’ya ulaştı.

Arabulucuların Ateşkes Teklifi

Söz konusu ateşkes teklifine göre, Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerden 10’u sağ, 18’i ölü olmak üzere 28’ini teslim etmesi, 60 günlük geçici bir ateşkesin sağlanması ve bu süreçte detayların müzakere edilmesi bekleniyor.

Müzakere edilecek detaylar arasında ise en başta İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının tamamen sona erdirilmesi, İsrail ordusunun Gazze’den çekilme süreci ve haritası ile İsrailli esirlere karşılık kaç Filistinli esirin serbest bırakılacağı gibi hararetli tartışmaların yaşanacağını aşikâr eden konular yer alıyor.

İsrail gerek Mayıs ve Ağustos 2024’teki müzakere, gerekse de 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ve ikinci aşama müzakerelerine başlamayı reddederek bozduğu ateşkes sürecinde, Philadelphi Koridoru’ndan çekilmemekte ısrarcı olmuştu. Şimdi Doha’da söz konusu sorunların çözülmesi ve tarafların taleplerinin birbirine yakınlaştırılması amacıyla yapılacak hızlandırılmış müzakere sürecinde de Philadelphi Koridoru’nun en önemli konulardan biri olması bekleniyor.

Harita 1: Philadelphi Koridoru

 

Kaynak: BBC

Hamas’ın Talepleri

İsrail, Philadelphi ve Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag koridorlarından çekilmeyerek Refah’ı kontrol altında tutma ve Filistinlilerin bu bölgeye sürgününü devam ettirmekte ısrar ediyor. Hamas ise buna hararetle karşı çıkıyor. Nitekim Hamas’ın ateşkes teklifi üzerinde yaptığı ve İsrail’in “kabul edilemez” diye nitelediği tashihlerden birinin İsrail ordusunun Gazze’den çekilme süreci ile  bu sürecin haritası olduğu belirtiliyor. Nihayetinde Hamas, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini ve sınırların 7 Ekim 2023 öncesine dönmesini talep ediyor.

Harita 2: Morag Koridoru

Kaynak: Middle East Eye

Hamas’ın diğer bir talebi de, Gazze Şeridi’ne uzun süre adeta bir buğday tanesinin bile girmesine izin vermeyerek insani felakete yol açan İsrail’in uluslararası tepkileri azaltmak için kurduğu insani yardım mekanizmasının ortadan kaldırılması. Yüzlerce Filistinlinin yardım beklerken ölümüne neden olan ve ABD-İsrail güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın merkezde olduğu bu mekanizmanın son bulmasını isteyen Hamas, Birleşmiş Milletler’in merkezde olduğu eski mekanizmaya dönülmesini talep ediyor. Hamas’ın Gazze Şeridi’ne girmesi gereken yardım miktarı (günlük 400-600 tır olduğu iddia ediliyor) konusunda da Birleşmiş Milletler’in Gazze’deki insani yardım ihtiyacına ilişkin açıklamaları doğrultusunda bir talepte bulunduğu belirtiliyor.

Hamas’ın en önemli talebi ise 60 günlük geçici ateşkes süresince yürütülen müzakerelerde anlaşma sağlanamazsa, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara yeniden başlamayacağının garanti altına alınması ve ateşkesin uzatılması; başka bir deyişle ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi…

İsrail’in “Kalıcı Ateşkes” Karşısındaki Net Tutumu

İsrail, 7 Ekim 2023’ten beri, Gazze Şeridi’nde tek bir Filistinli dahi bırakmama amacına matuf saldırılar düzenledi. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi’nin tamamen işgal edilmesi ve Filistinlilerin üçüncü ülkelere sürgün edilmesi maksadını açıkça dile getirirken sürgünü kabul etmeyen Filistinlilerin ise İsrail ordusunun saldırıları ve neden olunan açlıkla öldürüleceğine ilişkin mesajını sahadaki uygulamalarıyla her fırsatta verdi. Tel Aviv yönetiminin bu tutumuna karşı Hamas ise Gazze Şeridi’nde “kalıcı bir ateşkes” için müzakerelere açık olduğunu, savaşın sona ermesi teklifini içermeyen hiçbir taslağa olumlu yanıt vermeyeceğini vurguladı.

Nitekim 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ve üç aşamalı olması beklenen ateşkes, İsrail’in kalıcı bir ateşkese ulaşmak için yapılacak ikinci aşama müzakerelerine girmek konusunda ayak sürümesi nedeniyle çöktü. Anlaşmada çok açık olmasına karşın İsrail, savaşı sona erdirecek safhaya geçmemek için yükümlülüklerine uymayı ve ikinci aşama müzakerelerini başlatmayı reddetti. Önce Mart başında Gazze Şeridi’ne insani yardım girişini engelleyen İsrail, 18 Mart’ta yoğun saldırılarını tekrar başlattı. Yoğun saldırılar devam ederken Mayıs başında bir kalıcı işgal ve açlığı silah olarak kullanarak Filistinlileri önce güneye ardından da üçüncü ülkelere sürmeyi amaçlayan bir saldırı planı geliştirdi. Yine ateşkes müzakerelerinin yürütüldüğü Mayıs sonunda, İsrail-ABD güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfıyla, insani yardım dağıtımını tekeline alarak Hamas’ı şartlarını kabul etmeye zorlasa da bunu başaramadı.

Mayıs sonunda çöken ateşkes müzakerelerinde de İsrail’in Gazze’deki insani krizi derinleştirerek baskı altına almaya çalıştığı Hamas, “saldırıların tamamen sona ermesine ilişkin güvence” talep etti. Tel Aviv yönetimi bunun müzakere edilmesine dahi yanaşmayarak Gazze’ye saldırıları tamamen sona erdirme niyeti taşımadığını bir kez daha ortaya koydu. Hâl böyleyken gerek ABD gerekse de İsrail, Hamas’ı savaşı bitirmeyi kabul etmeyen taraf olarak lanse etti. Bu maksatla insani krizin en dayanılmaz noktaya ulaştığı, halkın artık dayanacak gücünün kalmadığı Gazze içerisinde de Hamas’a aykırı seslerin yükselmesine zemin hazırlamaya çalıştı. Hamas yöneticileri ise işin böyle olmadığını, İsrail’in savaşı bitirmeyi kabul etmemesinden dolayı anlaşmaya varılamadığını izaha çalıştı.

Öte yandan İsrail, Hamas’ın tamamen silah bırakması ve Gazze Şeridi’ndeki liderlerinin başka ülkelere gönderilmesi; yani Hamas’ın ateşkes sonrasında Gazze Şeridi’nde bir daha söz sahibi olmaması konusunda ısrarını sürdürüyor.

Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere, Hamas’ın en büyük endişesi, 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkeste yaşandığı gibi İsrail’in süreci bir soluklanma evresine dönüştürdükten sonra saldırıları tekrar başlatması. İsrail’in yaklaşık 2 senedir gerek saldırıları gerek ateşkes müzakereleri gerekse de ateşkes sürecinde sergilediği tavır bunun muhtemel bir sonuç olacağına işaret ediyor.

İsrail basını ABD’nin Katar üzerinden dolaylı olarak ateşkes devreye girdikten sonra savaşın sona ermesi için müzakerelerin yapılacağı ve hatta sağlanacağı konusunda güvence verdiğini iddia etse de taslakta tekrar bu konuyu gündeme getirmesi ya gerçekte güvence verilmediğine ya da Hamas’ın verilen güvenceye karşın bunu anlaşma metninde yer alan yazılı bir madde hâline getirerek garanti altına almaya çalıştığına işaret ediyor. Hamas, bir kez daha “kalıcı ateşkes” olmadan bir anlaşmaya yanaşmayacağının sinyallerini veriyor.

İsrail Saldırılarını Sona Erdirmeyi Neden Kabul Edebilir?

Buna karşın 13 Haziran’da İran’a saldırılara başlamadan önce İsrail’in üzerinde oluşan baskıyı da göz ardı etmemek gerekiyor. Önemli bir faktör olarak not edelim ki; İsrailli yetkililerin, “bir tsunami ile karşı karşıyayız” diye tanımladığı, özellikle önemli Batılı ülkelerden gelen bu baskı, İsrail’in Gazze’yi tamamen işgal ve Filistinlileri sürgün emeline ulaşmasının o kadar da kolay olmayacağını fark etmesine vesile teşkil etmiş olabilir. Buna ABD’nin de ateşkes için İsrail’e yaptığı baskıyı ekleyebiliriz, ki ABD Başkanı Trump, Netanyahu’ya Gazze’de ateşkes için sert baskı uyguladığını doğrudan kendisi ifade etti. Dolayısıyla İran’a yönelik saldırılar öncesinde olduğu gibi Batılı ülkelerden gelecek bir baskıyla karşılaşmak İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara yeniden başlama konusunda tereddüt yaşaması için gerekli ilk faktör olabilir.

Uluslararası baskıya ek olarak, İsrailli siyasetçi Avigdor Liberman’ın Netanyahu hükümeti Gazze’de bazı milis grupları Hamas’a karşı silahlandırmasına yönelik suçlamalarını ve Başbakan Netanyahu’nun bunu kabul etmesine de temas etmek gerekir. Çünkü başka Yasir Ebu Şebab olmak üzere, İsrail’in silahlandırdığı iş birlikçi milislerin Hamas’a karşı saldırıların yanında, ateşkes sağlandıktan sonra Gazze’nin geleceği konusunda da plana dahil edilmiş olma ihtimali; ateşkes olursa Hamas’ın Gazze’yi yönetmesinin önüne geçmeye yönelik bir adım olarak göz önünde bulundurulmalıdır.

Bir diğer önemli faktör ise saldırıları sona erdirme taahhüdü karşılığında İsrail’in ne kazanıp ne kaybedeceğine yönelik yapılacak değerlendirmedir.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme, Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılması konusunda önemli bir dönemeci temsil ediyor ve muhtemeldir ki Netanyahu, Hamas’ın ısrarla talep ettiği “kalıcı ateşkese” şart olarak bazı siyasi kazanımlar elde etmek isteyecektir.

Abraham Anlaşmaları ve Batı Şeria

Bu bağlamda bölge basınında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Trump’ın başta Suriye olmak üzere “normalleşme anlaşmalarının” genişletilmesi konusunda İsrail Başbakanı’na güvence vermeye hazırlanıyor. Bu genişlemenin sağlanabilmesinin yolu ise Gazze Şeridi’ne saldırıların sona erdirilmesinden geçiyor; çünkü başta Suudi Arabistan olmak üzere bahsi geçen bölge ülkelerinin Gazze’de ateşkes talep ettiği biliniyor.

İsrail’in talep edebileceği diğer bir siyasi kazanım ise işgal altındaki Batı Şeria’nın statükosunda değişim olabilir. Geçen hafta İsrailli bakanlar, Batı Şeria’nın ilhakını gündeme getirerek Netanyahu’dan ABD ziyaretinde bunun ele alınmasını talep etmişti. Netanyahu’nun diğer talebinin İsrail’in statükoyu geri döndürülemez biçimde değiştirdiği işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhakına, ABD’nin yeşil ışık yakması olacağı ve Netanyahu’nun ABD ziyaretinde bu konuyu açacağı konuşuluyor.

Gazze’de 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 21 Ocak’ta Batı Şeria’nın kuzeyindeki mülteci kamplarına şiddetli saldırılar düzenlemeye başlayan İsrail’in bu adımı, ilhak için sorun olacak konuları ortadan kaldırma girişimi olarak değerlendirilmişti. Başta Fransa olmak üzere Batılı ülkelerin Filistin devletini tanıma girişimlere sert bir şekilde yanıt veren İsrail’in, işgal altındaki bölgede 22 yeni yerleşim yeri kurulmasına ilişkin kararı ve İsrailli yetkililerin her fırsatta ilhaka işaret ederek Filistin yönetiminin kendileri için tehdit olduğunu dile getirmesi İsrail’in Batı Şeria’nın ilhakına adım adım ilerlediği şeklinde yorumlanmıştı. Tel Aviv yönetiminin Gazze’de ateşkes sağlanırsa yüzünü tekrar son dönemde gerek İsrail ordusunun gerekse de Yahudi yerleşimcilerin saldırılarının arttığı Batı Şeria’ya dönmesi bekleniyor.

İsrail basının bir diğer iddiasına göre, İran’a yönelik saldırılarında hedeflerine tam olarak ulaşamadığı düşünülen İsrail, önümüzdeki süreçte Trump’tan İran’a tekrar saldırı düzenleyebilmek için açık çek talep edecek.

Hülasa, İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırılarının ardından hem Trump hem de Netanyahu’nun “bölgede barışın sağlanması için fırsat penceresi açıldığına” ilişkin açıklamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu “yeni bölgesel düzen” için Gazze hitama erdirilmeyi bekleyen en büyük mesele olarak karşımızda duruyor. İsrail, Gazze Şeridi’ni tamamen işgal etme ve insani yardımları silah olarak kullanarak mümkün olduğu kadar fazla Filistinliyi önce güneydeki Refah’a ardından da başka ülkelere sürgün etme planından vazgeçmek istemese de emareler bu kez müzakerelerin mayıstakine nazaran daha ciddi olduğunu gösteriyor.

Gazze’de ateşkes sonrası nasıl bir yönetim olacağının masaya yatırılması beklenen Netanyahu ile Trump arasındaki görüşmenin ilk sinyalleri geldi. Netanyahu, Gazze’deki Filistinlileri başka ülkelere sürgün planından vazgeçmeyeceklerine işaret ederek aslında İsrail’in hem yukarıda sözünü ettiğimiz kazanımları elde etme hem de ateşkes sağlansa bile bu plan kapsamında hareket etmeyi sürdüreceğini gösterdi. Netanyahu’nun ABD ziyaretinin sonuçlarının ne olacağını; İsrail elde ettiği kazanımlarla söz konusu amacından vaz mı geçecek yoksa bu amaç doğrultusunda daha fazla destek mi bulacak göreceğiz. Dolayısıyla bu ziyaret, önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel hadiselerin daha da netleşmesini sağlayacaktır.

Faruk Hanedar, Anadolu Ajansı Kudüs Muhabiri’dir.
Faruk Hanedar
Faruk Hanedar
Faruk Hanedar, Beykent Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümünden 2012 yılında mezun oldu. Yüksek lisans derecesini aynı üniversitede 2019 yılında “Dinin Dış Politikaya Etkisi: İran’ın Suriye Politikası” başlıklı tezle almaya hak kazandı. Çeşitli dergiler için makaleler kaleme aldı. Çeviri ve editörlük faaliyetlerinde bulundu. Halihazırda Anadolu Ajansı Kudüs muhabiri olarak görev yapan Hanedar, daha önce İstanbul’da diplomasi muhabirliği ve Lübnan muhabirliği yapmıştır.Çalışma alanları arasında Türk Dış Politikası, Orta Doğu ve din-siyaset ilişkisi yer almaktadır.
spot_img

Öne Çıkanlar

ilgili makaleler

spot_img