Avrupa Birliği (AB), 2000’lerden itibaren Orta Asya’daki Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan ile giderek derinleşen ekonomi-politik ilişkiler geliştirmiştir. Bu dönemde enerji kaynakları ve ticari fırsatlar, AB’nin bölgeye ilgisinin merkezinde yer almıştır. Aynı zamanda bölgenin Çin ile Avrupa arasında ticari bir koridor olarak görülmesi, AB’nin bu bölgeye olan ilgisini artırmıştır. Bu kapsamda AB ve üye devletler tarafından Orta Asya’ya yönelik enerjiden altyapıya, ulaşımdan eğitime kadar birçok alanda iş birliği imkanları geliştirilmiştir. Özellikle bölge ülkelerinde son yıllarda uygulanan makroekonomik reformlar, yerel para birimlerine olan güvenin artması ve dolarizasyon oranlarının düşmesi, yatırım ortamını daha öngörülebilir ve istikrarlı kılmıştır. Bu durum, kur riski ve parasal oynaklık endişesi taşıyan Avrupalı yatırımcılar için bölgeyi daha cazip bir ticaret partnerine dönüştürmüştür. Bu yazıda AB-Orta Asya arasındaki ekonomi-politik temelli ilişkileri Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan örnekleri üzerinden ele alınacaktır.
Fotoğraf 1:İlk Orta Asya-Avrupa Zirvesi

Kaynak: AA
AB-Orta Asya İlişkilerine Genel Bakış
2000’li yıllar sonrası AB, Orta Asya’ya yönelik bütüncül bir politika geliştirmeye başlamıştır. 2007 yılında kabul edilen “Yeni Ortaklık için Strateji” ile insan hakları, hukuk devleti, eğitim, enerji, su ve güvenlik alanlarında iş birliği hedefleri belirlenmiş, AB’nin bölgeye yapıcı angajmanı kurumsallaştırılmıştır. 2019’da iş birliği stratejileri güncellenerek “artırılmış dayanıklılık, refah ve bölgesel iş birliği” temaları etrafında yeniden tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, AB’nin Orta Asya’ya olan stratejik ilgisinin devam ettiğini göstermiştir. 2023’te AB ve Orta Asya ülkeleri Ortak Yol Haritası kabul etmiş, 2025’te ise ilk AB-Orta Asya Zirvesi düzenlenerek ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine çıkarılmıştır.
AB, Orta Asya ülkelerini jeostratejik konumu ve zengin doğal kaynakları nedeniyle kritik görmekte. Bölgeyi Çin ve Orta Doğu’ya açılan bir köprü ve aynı zamanda önemli bir enerji tedarik kaynağı olarak değerlendirmekte. Orta Asya ülkeleri de bağımsızlık sonrası dönemde çok yönlü dış politika izleyerek Rusya, Çin, Türkiye gibi güçlerin yanı sıra Avrupa ile de dengeli ilişkiler kurmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda AB, Orta Asya’nın istikrarı ve kalkınmasını desteklemek üzere siyasi diyalog, kalkınma yardımları ve ekonomik yatırımlar yoluyla bölgedeki varlığını artırmıştır.
AB halihazırda Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ın önde gelen ticaret ortakları arasında bulunur. Örneğin AB, 2021 itibarıyla Orta Asya’nın toplam dış ticaretinin yüzde 23,6’sını tek başına temsil etmektedir. Ayrıca AB, Orta Asya’ya en fazla doğrudan yatırım yapan aktördür. Orta Asya’daki toplam yabancı yatırımların yüzde 40’tan fazlası AB kaynaklıdır. Bölge ülkelerinin ihracatlarının büyük ölçüde ham madde ağırlıklı olmasını ve ekonomilerinin az sayıda ortağa bağımlılığını göz önüne alan AB, Orta Asya ile ilişkilerinde ekonomik çeşitlenmeyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen uzun vadeli politikalar izlemektedir.
Fotoğraf 2:AB-Orta Asya Zirvesi

Kaynak: Anadolu Ajansı (2025)
Enerji İş Birlikleri
Enerji sektörü, AB-Orta Asya ilişkilerinin lokomotifi konumundadır. Özellikle Kazakistan’ın petrol ve doğal gaz rezervleri, AB ülkelerinin dikkatini çekmiş ve 2000’ler boyunca pek çok yatırım ve iş birliği anlaşmasına konu olmuştur. Kazakistan, AB’nin petrol ithalatında üçüncü büyük tedarikçilerinden biridir. 2020’ler öncesinde Kazak petrolü AB’nin toplam petrol talebinin yaklaşık yüzde 6’sını karşılıyordu. Nitekim Kazakistan ihracatının yüzde 70’inden fazlası AB pazarına yöneliktir ve Kazakistan, AB’nin OPEC dışındaki üçüncü en büyük petrol sağlayıcısı konumundadır. 2023 itibarıyla AB, Kazakistan’ın toplam ihracatının yüzde 37’sine alıcı olarak tek başına katkı sağlamaktadır. Kazakistan’ın AB’ye ihracatlarının yüzde 91’den fazlasını petrol, gaz ve madenî ürünler oluşturmaktadır. Bu kapsamda İtalyan ENI (Ente Nazionale Idrocarburi), İngiliz-Hollanda menşeli Shell ve Fransız Total Energies gibi Avrupalı enerji şirketleri, Kazakistan’daki Tengiz, Kaşagan gibi dev petrol sahalarının geliştirilmesinde ortak olarak yer almıştır. Örneğin Kaşagan petrol projesinde ENI (Ente Nazionale Idrocarburi) ve Total gibi şirketlerin konsorsiyumu yatırıma öncülük etmiştir. Bu yatırımlar sayesinde Kazak petrolü Rusya üzerinden boru hatlarıyla Karadeniz’e ve oradan Avrupa rafinerilerine ulaştırılmıştır.
AB, Orta Asya doğal gazına yönelik iş birliği arayışını uzun vadeli bir strateji olarak sürdürmektedir. Ancak Kazakistan ve Özbekistan, gaz rezervlerini ağırlıklı olarak Rusya ve Çin pazarlarına yönlendirmiştir. AB, Hazar geçişli koridorlar aracılığıyla bu kaynakları doğrudan Avrupa’ya taşıma potansiyelini değerlendirmektedir. 2000’lerde Hazar Denizi’nin altından geçecek Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı fikri, AB tarafından desteklenmiş ancak Rusya ve İran’ın itirazları ve yüksek maliyetler nedeniyle somutlaşmamıştır. Yine de Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye uzanan Güney Gaz Koridoru ileride Türkmen veya Kazak gazıyla beslenebilecek bir altyapı olarak değerlendirilmiştir. 2022’de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından AB, Rus gazına alternatif arayışlarını hızlandırmış ve Kazakistan ile gaz ihracatı olanaklarını da görüşmeye başlamıştır. Özbekistan ise kendi gaz ihtiyacını karşılama önceliği nedeniyle Avrupa’ya ihracat yapamamaktadır.
Nükleer enerji ham maddesi olarak uranyum da AB-Orta Asya enerji iş birliğinde kritik bir unsurdur. Kazakistan dünya uranyum üretiminde birinci, Özbekistan ise yedinci sıradadır. Fransa başta olmak üzere bazı AB ülkeleri, nükleer enerji programları için bu ülkelere bağımlıdır. Örneğin 2024 yılında Özbekistan’ın AB’ye ihracatının yüzde 54’ü ağırlıkla uranyum olan kimyasal ürünler olmuştur. Bu kalem 877 milyon avroya ulaşmış ve Özbekistan’ın toplam uranyum ihracatının yüzde 86’sı AB ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Fransa’nın nükleer şirketi Orano (eski adıyla Areva), Kazakistan ve Özbekistan’da uranyum madenciliği projelerine ortak olarak katılmaktadır. Bu durum da Fransa’nın bölgedeki stratejik enerji çıkarlarına işaret etmektedir.
Yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm, AB-Orta Asya enerji iş birliğinde son dönemin öne çıkan başlıklarıdır. AB, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji çeşitlendirmesi hedefiyle Kazakistan ve Özbekistan’da yenilenebilir enerji projelerini, özellikle Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) aracılığıyla finanse etmektedir. EBRD, Kazakistan’ın 2060’a kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda 2020’ye kadar 14 adet yenilenebilir enerji projesine 535 milyon dolar finansman sağlamış, 2024’te Kazakistan’da toplam 913 milyon avroluk yatırımın yüzde 61’ini yeşil projelere ayırmıştır. Aynı yıl Özbekistan’da Orta Asya’nın ilk yenilenebilir hidrojen projesi de finanse edilmiştir.
Grafik 1:AB 2023 İthalat Listesi

Kaynak: tradeimex
Ticaret Hacmi, İhracat ve İthalat Kalemleri
2000’lerden itibaren AB ile Orta Asya arasındaki ticaret hacmi istikrarlı biçimde artmış, Kazakistan bu süreçte AB’nin bölgedeki en büyük ticaret ortağı olmuştur. 2023’te AB ile Kazakistan arasındaki dış ticaret hacmi 42,4 milyar avroya ulaşmış; bunun 30,3 milyar avrosunu Kazakistan’ın AB’ye, 12,1 milyar avrosunu ise AB’nin Kazakistan’a ihracatı oluşturmuştur. Kazakistan lehine 18,2 milyar avroluk dış ticaret fazlası, büyük ölçüde enerji ithalatından kaynaklanmakta. Kazakistan’ın AB’ye ihracatının yüzde 91,5’i ham petrol, doğal gaz ve madenî ürünlerden oluşurken, AB’nin Kazakistan’a ihracatı daha çeşitlidir: Makine ve ulaşım ekipmanları yüzde 52,9, kimya ürünleri yüzde 16,1, optik cihazlar yüzde 5,1, metaller yüzde 4, plastikler yüzde 3,9, tekstil yüzde 3,2 pay almaktadır.
Ekonomik reformlarını 2016 sonrası hızlandıran Özbekistan, AB ile ticaretini en hızlı artıran Orta Asya ülkesi olmuştur. 2021’de GSP+ (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi+) ayrıcalığı kazanmasıyla birlikte ikili ticaret 2022 yılında 4,6 milyar avroyu aşarak bir önceki yıla göre yüzde 77 artış göstermiş, 2023’te ise 6,1 milyar avroya ulaşmıştır. 2023 toplam ticaret hacmi 6,1 milyar avro ile Özbekistan’ın dış ticaretinin yüzde 12’sini oluşturmuştur. Özbekistan açısından AB, Çin ve Rusya’nın ardından üçüncü büyük ticaret ortağı durumundadır. Özbekistan’ın AB’ye ihracatının yüzde 5’lik payı sınırlı kalsa da başlıca kalemler arasında altın, bakır, uranyum, gübre, pamuk ve tarım ürünleri yer alır. 2024’te bu ihracatın yarısından fazlasını uranyum ve benzeri kimyasallar oluşturur. AB ise Özbekistan’a 4,7 milyar dolarlık sanayi ürünü ihraç etmiş; bunun yüzde 50’sini makine, ulaşım araçları, elektrikli ekipmanlar ve tıbbi cihazlardan oluşturmuştur. 2024’te AB, Özbekistan’a 10 adet yolcu uçağı teslim etmiş, bu kalem tek başına 272 milyon dolardır.
Bölgedeki en küçük ekonomilerden biri olan Kırgızistan, 2016’dan bu yana sahip olduğu GSP+ statüsü sayesinde AB ile ticaretini artırmıştır. 2022’de Kırgızistan’ın AB ile ticareti yaklaşık 603 milyon dolar ile Kırgız dış ticaretinin yüzde 5’ini oluşturuyorken 2023’te bu rakam hızla artmıştır.
AB Komisyonu verilerine göre, 2023 yılında AB ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacmi yüzde 116 artarak 2,845 milyar avroya ulaşmıştır. Bu büyümede, GSP+ programının sağladığı gümrüksüz erişim avantajı ile Rusya’ya yönelik yaptırımlar sonrasında bazı AB ürünlerinin Kırgızistan üzerinden yeniden ihraç edilmesi etkili olmuştur.
Kırgızistan’ın AB’ye başlıca ihracat kalemleri altın, pamuk ipliği, tekstil ve tarım ürünleri iken; AB’den makine, ilaç ve tüketim malları ithal edilmektedir. 2024 itibarıyla taraflar, Geliştirilmiş Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması (EPCA) ile ilişkilerini kurumsallaştırmıştır.
Şekil 1: Kırgız Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasındaki 30 Yıllık İş Birliği

Kaynak: eeas.europa.eu
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) Faaliyetleri
EBRD (European Bank for Reconstruction and Development) Avrupa, 1990’lardan bu yana eski Sovyet coğrafyasında, özellikle Kazakistan ve Kırgızistan gibi ülkelerde yatırım ve kredi desteği sağlamaktadır. 2017’de uzun bir aradan sonra Özbekistan’a da dönerek özel sektöre kredi vermeye başlamıştır. Banka, 2020’lerde Orta Asya’daki faaliyetlerini ciddi şekilde artırmış, 2024’te bölgeye 2,26 milyar avro yatırım yaparak tarihindeki en yüksek yıllık seviyeye ulaşmıştır. Yatırımların %60’ından fazlası sürdürülebilir altyapı ve “yeşil ekonomi” projelerine yönlendirilmiştir. Kazakistan ve Özbekistan, 2024’te EBRD’den en çok kaynak sağlayan ülkeler olmuştur: Kazakistan 913 milyon avro, Özbekistan 938 milyon avro kredi almış ve bu rakamlarla EBRD’nin globalde en fazla yatırım yaptığı 5. ve 6. ülkeler hâline gelmişlerdir. Kırgızistan ve Tacikistan gibi daha küçük ekonomilere de EBRD uygun koşullu kredilerle destek vermektedir. Örneğin Kırgızistan’da elektrik şebekesi iyileştirmeleri, belediye altyapı projeleri EBRD tarafından finanse edilmiştir.
EBRD, Orta Asya’da yenilenebilir enerji, ulaşım altyapısı, KOBİ finansmanı ve tarım değer zincirleri gibi alanlara odaklanmaktadır. Kazakistan’da “Kazakhstan Renewables Framework” programı kapsamında 330 MW’lık projeye finansman sağlamış, Özbekistan’da elektrik şebekesi modernizasyonu ve Kırgızistan’da Issık Göl çevresindeki su altyapısını desteklemiştir. Öte yandan Trans-Hazar Koridoru ve Kazakistan Devlet Demiryolunun borç yapılandırması gibi projelerle bölgesel bağlantısallığa katkı sunmuştur.
Avrupa Yatırım Bankası (EIB), Orta Asya’da iklim odaklı ve AB dış politikasını destekleyen projelere yatırım yapan nispeten yeni bir aktördür. 2010’ların sonunda Kırgızistan ve Tacikistan’da su ve enerji verimliliği projeleriyle başlayan faaliyetler, 2022 sonrası Özbekistan ve Kazakistan’a da genişlemiştir. 2025 AB-Orta Asya Zirvesi’nde imzalanan dört mutabakatla bölgeye 365 milyon avroya kadar finansmanın önünün açıldığı duyurulmuş; bu kapsamda Bişkek’te ulaşım altyapısı ve Özbekistan’da enerji verimli sosyal konut projeleri gündeme alınmıştır. Ayrıca EIB, Orta Asya’da özel sektöre destek için yerel bankalar aracılığıyla KOBİ kredileri de sunmayı planlamaktadır.
Grafik 2:EBRD’nin Özbekistan’daki Yıllık Banka Yatırımları

AB’nin GSP+ Ayrıcalıkları ve Orta Asya ile Ticaret Politikası
AB, gelişmekte olan ülkelere Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GSP) ile tek taraflı gümrük avantajları sunmaktadır. İnsan hakları ve iyi yönetişim gibi alanlarda 27 uluslararası sözleşmeyi uygulayan ülkeler ise GSP+ ayrıcalığından yararlanabilmektedir. Orta Asya’dan Kırgızistan 2016’da, Özbekistan ise 2021’de GSP+ statüsü kazanmıştır. Kazakistan ise yüksek gelir seviyesi nedeniyle GSP kapsamına alınmamıştır.
GSP+ ayrıcalığı, ilgili ülkelerin AB’ye ihracatında birçok ürün için gümrük vergilerinin sıfırlanmasını sağlar. Özbekistan, GSP+ statüsü kazanmasıyla ürünlerinin üçte ikisinde vergi muafiyeti kazanarak ihracatını artırmıştır. Bu rejim, aynı zamanda AB’nin insan hakları ve çalışma standartlarına yönelik reformları teşvik etme aracıdır. Özellikle Özbekistan’da zorla çalıştırma ve çocuk işçiliği gibi sorunların giderilmesi GSP+ kapsamında izlenmiş ve önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Özbekistan’da olduğu gibi Kırgızistan da GSP+ avantajını ilk kullanan Orta Asya ülkesi olarak dikkat çekmektedir. 2016’dan itibaren Kırgız ihracatçıları AB’ye gümrüksüz erişimden faydalanmış ve bu sayede tekstil, tarım ürünü, işlenmiş gıda ihracatını artırabilmiştir. GSP+ etkisiyle Kırgızistan’ın AB ile ticareti 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 116 artışla 2,845 milyar avroya çıkmıştır. Her ne kadar bu rakamın önemli bir kısmı re-export (yeniden ihracat) ticareti olsa da Kırgız ürünlerinin AB pazarına girişinde kolaylık sağlandığı açıktır. AB yetkilileri, GSP+’nın Kırgız ekonomisine somut katkı yaptığını vurgulayarak bu rejimin sürmesi için Kırgız hükümetinin yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etmektedir. 2024’te Bişkek yönetimi, GSP+ statüsünün devamı için ilave taahhütlere girmeden uzatma istemiştir. 2024 sonu itibarıyla mevcut GSP tüzüğünün güncellenmesi gündemdedir.
Özbekistan için GSP+, henüz yeni olmasına rağmen büyük potansiyel barındırmaktadır. 2023 yılında Özbekistan’ın AB’ye yaptığı toplam ihracatın yüzde 49’u GSP+ tercihinden faydalanarak gümrüksüz gerçekleşmiştir. Bu da Özbekistan’ın pamuk ipliği, tekstil, gübre gibi ürünlerde AB pazarında rekabetçi fiyat sunabildiğini göstermektedir. GSP+’ın etkisiyle AB, Özbekistan’ın sürdürülebilir kalkınma çabalarını da yakından takip etmektedir. Özellikle Özbekistan’ın ILO (International Labour Organisation-Uluslararası Çalışma Örgütü) standartlarını uygulaması, ifade özgürlüğü alanındaki ilerlemeleri AB tarafından izlenmektedir. 2023 yılında AB, bir heyet göndererek Özbekistan’ın GSP+ kapsamındaki insan hakları ve yolsuzlukla mücadele yükümlülüklerini değerlendirmiştir.
Şekil 2:2023’te AB-Orta Asya Mal ve Hizmet Ticareti

Kaynak: consilium.europa
Altyapı Projeleri
Orta Asya ülkeleri, denize çıkışları olmadığı için ulaştırma ve lojistik altyapılarına ihtiyaç duymaktadır. AB, 1990’lardan itibaren TRACECA programı ile bölgede karayolu, demiryolu ve sınır geçiş altyapılarını geliştirmeyi desteklemiştir. Günümüzde ise AB, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif olarak Aralık 2021’de duyurulan “Küresel Geçit” stratejisi kapsamında Orta Asya’da ulaşım, enerji ve dijital altyapı projelerine yatırım yapmaktadır. Söz konusu strateji 2021-2027 döneminde dünya genelinde 300 milyar avroluk yatırımı harekete geçirmeyi planlayan iddialı bir çerçevedir. Özellikle Hazar üzerinden Türkiye’ye uzanan Orta Koridor, AB tarafından stratejik bir bağlantı rotası olarak görülmektedir.
2025 Mart ayında AB Komisyonu Üyesi J. Síkela’nın Orta Asya turunda, Küresel Geçit girişimi kapsamında Orta Koridor’un geliştirilmesine yönelik anlaşmalar imzalanmış ve Kazakistan’la ulaştırma ile kritik ham madde tedariki alanlarında iş birliği başlatılmıştır.Ayrıca AB, Hazar geçişli taşımacılık projeleriyle birlikte, Siriderya ve Amuderya havzalarında su yönetimi ve Tacikistan ile Kırgızistan’da enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik teknik destek programları yürütmektedir.
Tüm bu çabalar, altyapı ve bağlantısallık konusunda Orta Asya’nın yalnızca Çin’in BRI kredilerine bağımlı kalmaması, Avrupa kaynaklarına da erişebilmesi amacını taşır. AB’nin sunduğu projeler genellikle şeffaf finansman, sürdürülebilirlik ve yerel sahiplenme ilkeleriyle çerçevelenir, bu yönüyle zaman zaman BRI’nın eleştirilen yanlarına karşı bir alternatif model olarak lanse edilir. Nitekim AB liderleri, Orta Asya ülkelerine borç tuzağına düşürmeyen, yüksek standartlı altyapı vaadinde bulunmaktadır.
Sonuç
2000’lerden itibaren diplomatik düzeyde AB, Orta Asya ülkeleriyle çok taraflı platformlarda yakın çalışmaya başlamıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında Kazakistan ve Orta Asya Cumhuriyetleri Moskova’dan kısmen uzaklaşma sinyali verince, AB bu boşluğu doldurmaya hevesli olduğunu göstermiştir. Ekim 2022’de Astana’da, Haziran 2023’te Cholpon-Ata’da AB Konseyi Başkanı ile Orta Asya liderlerini buluşturan zirveler yapılmıştır. Bu zirvelerde AB, Orta Asya’nın toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına desteğini yineleyerek Rusya ve Çin’e kıyasla “yumuşak güç” avantajını kullanmıştır. 2025 Semerkant Zirvesi’nde ortak bildiriyle ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine çıktığı ilan edilirken Orta Asya liderleri de AB’yi bölgesel dengede önemli bir aktör olarak konumlandırmıştır. Avrupa, Orta Asya’yı “komşu geniş bir bölge” olarak görüp burada kural temelli, sürdürülebilir ve çok yönlü ortaklıklar inşa etmeye çalışmaktadır. Enerji iş birliklerinden ticarete, kalkınma yardımlarından altyapı yatırımlarına dek geniş bir yelpazede devreye sokulan araçlar, AB’nin Orta Asya’da kalıcı ve etkin bir aktör olma hedefini ortaya koymaktadır.
Özge İrem Coşkun, Türkiye Araştırmaları Vakfı araştırmacısıdır.


