Dünyanın adını İsrail’in Somali’nin kuzeyindeki Somaliland bölgesini tanımasıyla duyduğu Somaliland Cumhurbaşkanı Abdirahman Mohamed Abdullahi, yaygın adıyla İrro, 29 Nisan 1955 tarihinde Britanya Somalisi’nin Hargeisa kentinde doğmuştur. On çocuklu kalabalık bir ailenin üyesi olan İrro’nun babası, sömürge dönemi Britanya Somalisi polis teşkilatında görev yapmıştır. Annesi Amina Jama Ashuur’u küçük yaşta kaybeden İrro, disiplin ve kamu hizmeti kavramlarıyla aileden gelen bir etkiyle erken tanışmıştır. İlk ve orta öğrenimini Somaliland’in çeşitli bölgelerinde (Hargeisa, Berbera ve Burao şehirlerinde) tamamladıktan sonra Ahmed Gurey Okulu’na devam etmiş ve 1977’de Sheikh Lisesi’nden mezun olmuştur. İrro, yükseköğrenimine Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Somali İdare ve Yönetim Geliştirme Enstitüsü (SIDAM)’nde devam etmiştir. İrro’nun Mogadişu sonrası durağı ABD olmuştur. ABD’de California Eyalet Üniversitesi’nde muhasebe eğitimi almasının ardından New York Eyalet Üniversitesi Albany’de İşletme Yüksek Lisansını (MBA) tamamlamıştır.

Tüm bunlar İrro’nun çok yönlü bir eğitim sürecini takip ettiğini göstermektedir. İlerleyen dönemde bunun bir parçası olarak diplomatlık kariyeri esnasında Moskova’daki Afrika Çalışmaları Enstitüsü’nde Afrika Çalışmaları alanında da faaliyet göstermiştir. Ayrıca Etiyopya’da çatışma çözümü üzerine de eğitim almıştır. İrro, Somali dili yanında İngilizce, Arapça, Rusça ve Fince gibi birçok dili akıcı şekilde konuşabilmektedir.
Somalili Bir Diplomat
İrro, öğretmen olarak başladığı meslek hayatında erken dönemde kamu hizmetiyle buluşan bir isim. 1970’lerin sonunda Somali’yi etkileyen büyük kuraklık (Dabadheer) döneminde bir insani yardım kuruluşu olan Yerleşim Geliştirme Ajansı’nda (Dan-wadaagaha) çalıştığı da biliniyor. Fakat kamudaki kariyeri 1981’de farklı bir yöne evrildiğini söylemek mümkündür. Farklı bir ifadeyle aynı yıl Somali Demokratik Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na girerek ülke dışında görev yapma imkanı da yakalamıştır. 1980’ler İrro’nun ekonomik iş birliği alanında çalıştığı yıllara karşılık gelmektedir. Bu dönemde Moskova’daki görevi bunun bir sonucu olarak değerlendirilebilir. 1988’de Somali’nin Moskova Büyükelçiliği’nde Müsteşar ve Büyükelçi Yardımcısı olarak atanmıştır. Sovyetler Birliği’nin tarihteki son yıllarına denk gelen görev süreci boyunca Somali vatandaşlarına genel konsolosluk hizmetleriyle görevliydi.
Soğuk Savaş’ın tarih kitaplarındaki yerini almaya başladığı dönemde Somali’de patlak veren iç savaş kendi kariyeri açısından yeni bir kapı araladı. 1991’de başlayan iç savaş İrro’yu Somali’nin Moskova’daki maslahatgüzar mertebesine taşımıştır. Artık o geçici bir büyükelçidir. Her ne kadar o dönemde Sovyetler Birliği sınırları içinde ne kadar Somalili yaşadığı bilinmese de bu insanların iç savaşın yarattığı sorunlarıyla yakından ilgilenmiştir. Hatta iç savaş sonrasında Somali devletinin dağılmasıyla ortaya çıkan belirsiz ortamda bile Moskova’daki diplomatik misyonunu bir süre daha sürdürmüştür. Tüm bu hengamede İrro’nun 1996’da ailesinin yanına yerleşmek üzere Finlandiya’ya taşındığı bilinmektedir. İrro’nun geniş ailesi iç savaş yıllarında Finlandiya’ya göç etmişti. Yeni ülkeye geçiş beraberinde geleceğin Somaliland’in sözde başkanına Finlandiya vatandaşlığını da getirmiştir. Finlandiya vatandaşlığını kazanan İrro, yaşamının bir kısmını bu ülkede geçirmiştir. Açıkçası 1990’ların dünya siyaseti bağlamında kendi ülkesinin iç savaşa sürüklenmesi ve hatta savrulması günümüzde sadece İsrail’in tanıdığı ve tam olarak tanımlanamayan bir ülkenin sözde başkanlığına uzanan sürecin başlangıcı olarak görülebilir.
Hargeisa’ya Dönüş
İrro, Somaliland’in tek taraflı bağımsızlığını ilan etmesinden birkaç yıl sonra ülkenin yeniden inşa sürecine katkı sunmak amacıyla 1999’da memleketine döndü. Kendi tanımıyla o artık bir dünya vatandaşıydı ve ülkesine hizmet etmek arzusundaydı. Dönüşünden sonra eğitim ve kalkınma projelerinde yer almaya başladı. Burao’da Candlelight Okulu’nun ve Hargeisa’daki bazı eğitim kurumlarının desteklenmesine yardımcı oldu. Ayrıca Hargeisa’da özel ticari girişimlerde bulundu.
İrro’nun tüm bu faaliyetleri asıl hedefine hizmet eden süreçler olarak değerlendirilmeli. O artık ülke siyasetine etki eden biri olmalıydı. Bu durum Somaliland’in çok partili demokratik bir sisteme geçiş sürecinde aktif rol oynamasına zemin hazırladı. 2000’lerin başı artık yeni bir dönemi başlatmıştı. Adalet ve Refah Partisi (Justice and Welfare Party, kısaca UCID) adlı muhalefet partisinin kurucuları arasında yer aldı. Somaliland’in ilk çok partili parlamento seçimleri Eylül 2005’te yapıldığında İrro Sahil bölgesinden UCID milletvekili adayı olarak seçimlere katıldı ve Temsilciler Meclisi’ne seçilmeyi başardı. İlk meclisin açılışında partiler arası uzlaşıyla Temsilciler Meclisi Başkanı seçilen İrro, bu görevini Kasım 2005’ten Ağustos 2017’ye dek 12 yıl boyunca sürdürdü. Meclis Başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında yasama prosedürlerinin kurumsallaşmasına öncülük etti. İrro, 2017’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık amacıyla Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı.
Waddani Partisi Kuruluyor
İrro, uzun süre üyesi ve lider kadrosunda bulunduğu UCID’den ayrılarak 2011’de yeni bir siyasi hareket başlattı. 2012’de resmen kurulan Waddani Partisi, İrro liderliğinde kısa sürede Somaliland’in en büyük muhalefet partisine dönüştü.

“Waddani” (Somalice vatansever) adını taşıyan bu parti, özellikle genç nesilden ve değişim isteyen seçmen kitlesinden büyük destek aldı. İrro, Ekim 2012’den 2021’e kadar Waddani’nin genel başkanlığını yaparak partiyi ülke siyasetinin merkezine taşıdı. Partisi, 2021’deki seçimlerde önemli bir başarı elde ederek Temsilciler Meclisi’nde en güçlü gruplardan biri haline geldi.
İlk Cumhurbaşkanlığı Adaylığı
İrro’nun yaklaşık 20 yıllık siyasi muhalefeti ve Meclis Başkanlığı görevinden edindiği itibar cumhurbaşkanlığına uzanan sürecin temelini oluşturduğunu söylemek mümkündür. 13 Kasım 2017’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kurucuları arasında yer aldığı Waddani Partisi’nin adayı olarak katılmıştır. Bu seçim ülkede 2003’ten itibaren yapılan üçüncü doğrudan başkanlık seçimiydi. İrro’nun başlıca rakibi iktidardaki Kulmiye Partisi’nin adayı ve dönemin Dışişleri Bakanı olan Muse Bihi Abdi’ydi.

Seçim sonuçlarına göre İrro oyların %41’ini alarak ikinci oldu. Muse Bihi Abdi ise oyların yaklaşık %55’ini alarak Somaliland’in yeni cumhurbaşkanı oldu. İrro ve partisi başlangıçta sonuçlara itiraz etse de neticeyi kabul ederek muhalefet görevine devam etmek zorunda kaldı.
Etiyopya-Somaliland Anlaşması ve Ankara Deklarasyonu
Cumhurbaşkanı Bihi Abdi döneminin öne çıkan gündemlerinden biri Somaliland’in uluslararası alanda tanınırlığı meselesidir. Bir devletin diğer devletler tarafından tanınmak için birkaç seçenek üzerinden hareket ettiğini söylemek mümkündür. Somaliland için bölgede etkili olabilecek ülkelerle yakın temas kurmak ve farklı alanlarda iş birliği kovalamak öne çıkan seçenekler olagelmiştir. Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri’ne askeri üs verilmesi ve Berbera Limanı’nın BAE’ye tahsis edilmesi Somaliland yönetiminin tanınma arzusunu güçlendirmek amacıyla başvurduğu stratejik araçlar olarak öne çıkmıştır. Benzer şekilde denize çıkışı olmayan ve Eritre ile yaşadığı sorunlar nedeniyle Kızıldeniz’e erişimde yapısal bir kısıtla karşı karşıya bulunan Etiyopya ile Somaliland’in karşılıklı çıkarlar temelinde yakınlaştığı da görülmektedir. 2024’ün son günlerinde imzalanan Mutabakat Zaptı (MoU) kapsamında Somaliland, Etiyopya’ya denize erişim hakkı tanımış ve buna karşılık Etiyopya’nın Somaliland’in uluslararası tanınmasına yönelik destek vermesi beklentisi doğmuştur. Etiyopya deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz’de konuşlanmasına imkân tanıyan bu düzenleme tarafların stratejik ihtiyaçlarına cevap verme amacı taşımaktaydı. Ancak söz konusu girişim, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arabuluculuğunda Etiyopya ve Somali cumhurbaşkanlarını Ankara’da bir araya getiren diplomatik sürecin ardından imzalanan anlaşmayla fiilen geçersiz kılınmıştır.

Somaliland’in tanınma arayışı 2024 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ipi göğüsleyecek İrro için de önemli bir gündem maddesidir. Yakın dönemde Somaliland’in başta İsrail olmak üzere farklı ülkelerle yakın temas kurması bu kapsamda değerlendirilmelidir. Başta ABD başkanı Trump’ın bile garipsediği bu olaylar silsilesi İrro’nun geleceği noktasında belirleyici olacağını söylemek zor değil. Hatta Trump ABD’nin Somaliland’i bağımsız bir devlet olarak tanıma noktasında adım atmayacağını bile söylemiştir.
2024 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
Somaliland’de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi, çeşitli siyasi gerilimler ve teknik ertelemeler nedeniyle takvimden yaklaşık iki yıl gecikmeli olarak 2024 yılında gerçekleştirildi. Muhalefetin ortak adayı konumundaki Abdirahman Mohamed Abdullahi (İrro), Kasım 2024’te yapılan seçime Waddani Partisi’nin adayı olarak katıldı. Bu seçim, Somaliland siyasi tarihinin en önemli yarışlarından biri haline geldi. Ulusal Seçim Komisyonu tarafından açıklanan resmi sonuçlara göre İrro oyların yaklaşık %63,9’unu alarak açık farkla birinci geldi. Rakibi ve görevdeki Cumhurbaşkanı Muse Bihi Abdi ise %34,8’de kaldı. Bir diğer aday olan UCID lideri Faysal Ali Warabe ise oyların çok küçük bir kısmını alabildi. Bu sonuçla İrro, Somaliland’in 6. Cumhurbaşkanı seçilmiş oldu.

Seçim sonrası iktidar değişimi barışçıl biçimde gerçekleşmiş ve İrro 12 Aralık 2024 tarihinde yemin ederek cumhurbaşkanlığı görevine resmen başlamıştır. Böylece 2017’de kıl payı kaçırdığı devlet başkanlığını, 2024’te muhalefetin birleşik desteğiyle kazanmayı başarmıştır. İrro, göreve geldikten sonra ilk konuşmalarında dış politikayı güçlendirme, ekonomik çeşitliliği artırma ve Somaliland’in bağımsız devlet olarak tanınması için çabaları yoğunlaştırma sözü vermiştir.
Tanınma Çalışmalarında Yeni Dönem
İrro, göreve başlamasının hemen ardından Somaliland’in önemli bölgesel ve küresel ortaklarıyla, Türkiye Büyükelçiliği dâhil, yoğun temaslara başladı. Bu çerçevede Birleşik Arap Emirlikleri, Etiyopya, Kenya ve Katar’a resmî ziyaretler gerçekleştirdi. Aynı dönemde, özellikle BAE’nin finansmanı ve öncülüğünde, Somaliland’in uluslararası alanda tanınmasına yönelik olarak ABD’de ve küresel medyada geniş çaplı lobi faaliyetleri yürütüldü.

Somaliland’in Berbera kentinde bulunan ve BAE’ye ait olan askerî üs, bu süreçte ABD açısından önemli bir stratejik cazibe merkezi hâline geldi. Zira ABD, Cibuti’deki askerî üssünden Yemen ve Afrika’daki hedeflere yönelik operasyonlarını, Cibuti Cumhurbaşkanı’nın “ülkesine düşman kazandırmama” politikası nedeniyle etkin biçimde kullanamıyordu. Bu durum, Berbera’yı ABD için alternatif ve kritik bir askerî ve lojistik seçenek haline getirdi.
Yaklaşık bir yıl süren bu yoğun ve agresif diplomatik kampanya, Somali ile Türkiye arasında önceden planlanmış ve kamuoyuna duyurulması beklenen liderler düzeyindeki toplantıdan önce sonuç verdi. Nitekim 2025 yılı sonunda İsrail, Somaliland’i bağımsız bir devlet olarak resmen tanıyan ilk ülke oldu. İrro yönetimi döneminde Somaliland ile İsrail arasında imzalanan anlaşma hem bölgesel düzeyde hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Bu noktada İsrail’in neden Somaliland’i tanıdığı sorusu akıllara gelmektedir. İsrail’in Gazze’deki katliamlarından sonra uluslararası alanda daha da yalnızlaşması ve Türkiye’nin özellikle Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından bölgedeki pozisyonunun daha güçlenmesi dikkate alınmadan bu soruya net bir cevap üretmek oldukça zor görünüyor. Somaliland açısından tanınma arzusu en azından bir ülke tarafından karşılanmış görünmesine rağmen İrro açısından zor bir dış politika dönemi yaklaşmaktadır. İrro yönetimindeki Somaliland sadece Türkiye’nin bölgedeki etkinliğine değil aynı zamanda Somali, Etiyopya ve diğer bölge ülkelerinin tepkilerini de göğüslemek zorunda kalacaktır.


