back to top
17 Nisan, 2026, Cuma

Sudan: Barış mı, Bölünme mi?

FokusSudan: Barış mı, Bölünme mi?

Sudan: Barış mı, Bölünme mi?

Sudan’da Nisan 2023’te patlak veren iç savaş, yüz binlerce can kaybı ve milyonlarca insanın yerinden edilmesiyle benzeri görülmemiş bir yıkıma yol açtı. Son olarak, Temmuz 2025’te isyancı komutan Muhammed Hamdan Dagalo (Hemeti) kendini paralel bir yönetimin başkanı ilan etti. Bu gelişmeyle ülke fiilen iki otoriteye bölünmüş durumda. Bu gelişme Sudan’ın birliğini ciddi biçimde tehdit ediyor. Dolayısıyla, kalıcı barışın anahtarı gayrimeşru ayrılık girişimlerinde değil, meşru yönetim altında ülkenin yeniden birleşmesinde yatıyor.

İç Savaşın Yıkıcı Bilançosu

Bu savaşın insani maliyeti korkunç boyutlarda. Milyonlarca insan açlık, hastalık ve temel ihtiyaçlardan mahrum bir şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Çatışmalar sırasında yargısız infazlar, etnik şiddet ve yağma gibi ağır insan hakları ihlalleri yaşandı; bu durum sadece Sudan içinde değil, komşu ülkelere de istikrarsızlık olarak yansıdı. Özellikle Darfur bölgesinde durum kritik seviyede. El-Faşir şehrinde aylarca süren kuşatma yüz binlerce sivili açlık ve salgın hastalık tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Özetle, Sudan’daki iç savaş, insani ve toplumsal açıdan tam anlamıyla bir felakete dönüşmüş durumda.

Hemeti’nin “Paralel Hükümet” Hamlesi

Sahadaki askeri dengeleri lehine çeviremeyen Hemeti, Temmuz 2025 sonunda dikkat çekici bir siyasi hamle yaptı. Ülkenin batısında, kendi kontrolündeki bölgelerde “Barış ve Birlik Hükümeti” adını verdiği paralel bir yönetim ilan etti. Nyala kentinde düzenlenen törende kendisini bu sözde hükümetin “Devlet Başkanı” ilan ederek yeminle göreve başlayan Hemeti, isyancı lider Abdülaziz el-Hilu’yu yardımcısı, eski bakan Muhammed Hasan et-Taayşi’yi de başbakan olarak atadı. Kâğıt üzerinde “özgürlük, adalet, eşitlik” gibi söylemlerle duyurulan bu yapı, gerçekte silahlı grup liderlerinin bakan ve konsey üyesi yapıldığı bir savaş lordları koalisyonu niteliğinde.

Hemeti’nin bu girişimi ulusal ve uluslararası düzeyde anında sert tepkiyle karşılaştı. Afrika Birliği ve Arap Birliği başta olmak üzere, birçok ülke ve bölgesel örgüt, Nyala’da ilan edilen bu paralel hükümeti gayrimeşru bir oluşum olarak nitelendirip reddetti. Afrika Birliği, bu adımın Sudan’ın birliğini tehdit ettiğini ve barış çabalarını baltaladığını vurgularken, Birleşmiş Milletler yetkilileri ise paralel hükümet ilanının çatışmayı derinleştireceği uyarısında bulundu. Suudi Arabistan ise taraflara ülkenin bölünmesi ve kaosa sürüklenmesi riskinden kaçınmaları yönünde çağrı yaptı. Öte yandan, Hemeti’nin hamlesi kendi saflarında bile tam bir birlik sağlayamadı; bazı HDK (Hızlı Destek Kuvvetleri) komutanları ve danışmanlar karara tepki göstererek gruptan ayrıldıklarını duyurdu. Cephede savaşan bazı milisler de yeni kurulan yapıdan dışlandıklarını öne sürerek liderliklerini eleştirdi. “Paralel hükümet” girişimi, Hemeti cephesinde dahi bir güç birliği oluşturamadı.

Meşru Yönetim ve Uluslararası Tutum

Uluslararası toplum, Sudan’da çözümün ancak meşru ve tanınmış hükümetin güçlendirilip ülke birliğinin korunmasıyla mümkün olacağı görüşündedir. Nitekim Afrika Birliği, yalnızca Orgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki geçici Egemenlik Konseyi’ni ve Port Sudan merkezli sivil yönetimi Sudan’ın resmî otoritesi olarak tanıdığını duyurdu. Başbakan olarak atanan Kamil Idris’in de yer aldığı bu geçiş hükümeti, halen Sudan’ın tek meşru yönetimi olarak kabul ediliyor ve diplomatik temaslar da onunla yürütülüyor. Arap dünyası ve komşu ülkelerin büyük çoğunluğu da Hemeti’nin “milis hükümeti” olarak gördükleri paralel oluşumu tanımayacaklarını ilân etti. Bölgesel ve uluslararası aktörlerin bu kararlı tavrı, Sudan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünü koruma ilkesine dayanıyor.

Meşru yönetimin ülkeyi yeniden istikrara kavuşturabilmesi için hem askeri hem diplomatik cephede çeşitli adımlar atılıyor. Ordu birlikleri 2025 yılı Mart ayında Hartum ve çevresini büyük ölçüde HDK’den temizleyerek stratejik bir üstünlük sağladı. Şimdi ise ülkenin batısındaki isyancı güçleri tecrit etmeye odaklanmış durumda. Diplomatik alanda da HDK’ye dış finansman ve silah sağlayan aktörlerin desteğini kesmeye yönelik yaptırımlar devreye sokuluyor. Böylece, Hemeti’nin dış kaynaklarının kurutulup uzlaşmaya zorlanması hedefleniyor. Öte yandan, Burhan liderliğindeki geçici hükümet, savaşın sonunda ülkeyi yeniden demokratik yönetime döndürme taahhüdünü koruyor. Kalıcı barış için öncelikle ülke çapında birlik ve meşruiyetin tesis edilmesi, ardından kapsayıcı sivil bir düzenin inşası gerektiği vurgulanıyor.

Olası Senaryolar

Sudan için masada üç olası senaryo bulunuyor. İlk olarak, iki ayrı otoritenin varlığının kalıcı hâle gelmesi durumunda ülke fiilen doğu ve batı şeklinde bölünmüş kalmaya devam edebilir. Bu “iki hükümet” senaryosu, çatışmayı kısa vadede donduran bir denge getirse de uzun vadede Sudan’ın resmen parçalanmasına yol açma riski taşıyor. İkinci senaryo ise uluslararası toplumun kararlı tutumu sayesinde paralel girişimin başarısızlığa uğraması ve bölünme tehlikesinin bertaraf edilmesidir. Nitekim dünya, Sudan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünü temel ilke olarak savunarak bu paralel yapıya meşruiyet tanımıyor. Üçüncü ve en umut verici senaryo ise çatışmaların sona ermesi ve ülkenin tek bir meşru yönetim altında yeniden birleşmesidir. Sudan’da kalıcı barış ve istikrarın da ancak bu şekilde bir birlik zemininde, dolayısıyla yeniden birleşmeyle mümkün olacağı söylenebilir.

Muaz Sami Yousef, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları doktora adayıdır.

 

Muaz Sami Yousef
Muaz Sami Yousef
Muaz Sami Yousef, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Ana Bilim Dalı’nda doktora adayıdır. Lisans eğitimini Sudan’daki Alzaiem Alazhri Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamlamıştır. Akademik çalışmaları ağırlıklı olarak sivil-asker ilişkileri, Sudan siyaseti, Ortadoğu’da çatışma dinamikleri, göç ve dış politika alanlarına odaklanmaktadır.
spot_img

Öne Çıkanlar

ilgili makaleler

spot_img